Demans ve Erken Uyarılar: Yaşam Kalitesini Korumaya Yönelik 10 Etkili Adım
Demans için erken uyarılar ve yaşam kalitesini korumaya yönelik 10 etkili adım ile güvenli, bilinçli bir gelecek için rehberiniz.
İleri yaşın doğal bir sonucunu düşündürse de unutkanlık, demansın ilk sinyalleri olabiliyor. Uzun yaşam sürecinin getirdiği demans vakaları dünya genelinde artış gösterirken, her yıl milyonlarca kişiye bu tanının konulduğu belirtiliyor. Nöroloji Uzmanı Dr. Ayla Sifoğlu, erken tanı ve tedavinin önemine işaret ederek, demansın kesin bir tedavisinin olmamasına rağmen hastaların yaşam kalitesini yükselten ve semptomları yönetmeye yardımcı olan yöntemlerin bulunduğunu belirtiyor. Sosyal hayata katılım, fiziksel ve zihinsel faaliyetleri sürdürme, ilaçların ise hastalığın ilerlemesini yavaşlatma potansiyeli taşıdığını vurguluyor.
Gündelik yaşamı etkileyen şiddetli hafıza, dil, problem çözme ve diğer bilişsel beceriler kaybı, demans olarak tanımlanan bir sendromu işaret eder. Zamanla beyin hücrelerini tahrip eden bu süreç, ruh hallerinde, duygusal denge ve davranışlarda da değişikliklere yol açabilir; ancak bilinç genel olarak etkilenmez.
Alzheimer genelde ilk akla gelse de demans pek çok farklı tipte görülebilir. Beyindeki hasara bağlı olarak ortaya çıkan ek yaygın demans türlerini Dr. Sifoğlu şu şekilde özetliyor:
Alzheimer hastalığı demansın yaklaşık yüzde 60-70’ini oluşturur.
Vasküler demans, beyin içi mikroskobik kanama veya damar tıkanıklığı sonucu gelişir ve demansın en sık karşılaşılan ikinci tipidir.
Lewy cisimciği demansında sinir hücrelerinde anormal protein birikimi rol oynar.
Frontotemporal demansında beyin ön lobunun dejenerasyonu söz konusudur.
İleri Yaş ve Risk Faktörleri demans için en belirgin risk faktörü olarak karşımıza çıkar. Bununla birlikte, genetik yatkınlığın da önemli bir rol oynadığı belirtiliyor. Örneğin Alzheimer hastalığı taşıyan kişilerde ApoE4 geninin bulunma olasılığı artış gösterebilir. Diğer yaygın risk faktörleri arasında hipertansiyon, diyabet, obezite, sigara, aşırı alkol tüketimi, hareketsizlik, sosyal izolasyon ve depresyon yer alır. Ayrıca beslenme yetersizlikleri ve hava kirliliği de riskleri artırabilir. İşitme kaybı da demans riskini artıran önemli bir faktördür. 40-50 yaş grubunda ortaya çıkabilen işitme kaybı, demans gelişme riskini yaklaşık olarak yüzde 90’a kadar yükseltebiliyor. İşitme sorunları yaşayan kişiler sosyal ortamlardan daha çok izole kalma ve buna bağlı olarak depresyon riskiyle karşılaşabilirler. Bu durum da demans riskini tetikleyebilir. Bu nedenle işitme sağlığını korumak, yüksek sesli ortamlardan kaçınmak ve gerektiğinde işitme cihazı kullanmak önemlidir.
Genç Yaşta Başlayan Demans için en güçlü risk faktörü ileri yaş olsa da bazı vakalar 30-65 yaş arasında ortaya çıkabilir. Erken başlayan vakalarda hafıza kaybı küçümsenebilecek düzeyde olmayabilir; dil, görme veya davranış sorunları ön planda olabilir ve hareket koordinasyonu bozulabilir. Genetik yatkınlık bu dönemde daha belirgin rol oynayabilir. Bu belirtilerde zaman kaybetmeyin! Erken aşamalarda sık rastlanan belirtiler arasında yakın geçmişin unutulması, eşya kaybetme, yön bulma güçlüğü, zamanı karıştırma ve kelime bulmada zorluk yer alır. Ruh halinde değişiklikler, kişilik üzerinde etkiler ve sosyal aktivitelere yönelik çekilme de görülebilir. Demans ilerledikçe, tanıdık yüzleri tanıma güçlüğü ve kişisel bakıma bağımlılık artabilir.
Kesin Tedavi Olmasa da İlerlemenin Yavaşlatılması Günümüzde demansı tamamen iyileştirecek bir tedavi bulunmasa da bazı ilaçlar semptomların yönetimine ve hastalığın ilerlemesinin geciktirilmesine yardımcı olur. Ayrıca kan basıncı ve kolesterol kontrolü de vasküler demansın ek hasar oluşturmasını engelleyebilir. Hastaların fiziksel ve zihinsel olarak aktif kalması, sosyal hayata katılımı yaşam kalitesini artırır. Dr. Sifoğlu, her hasta için kişiye özel tedavilerin planlandığını ve gerekirse uzun süreli takip ve destek gerektiğini belirtiyor.
Demansı Önlemede 10 Etkili Adım Dr. Ayla Sifoğlu, demans riskini azaltmaya yönelik şu 10 kuralı öne sürüyor:
Fiziksel aktiviteyi sürdürün: yürüyüş, koşu, dans, bisiklet, bahçe işleri ve ev işleri gibi hareketleri günlük rutine dahil edin.
Zihni aktif tutun: yeni hobiler edinin, yeni bir dil öğrenin, beyin için kelime ve sayı oyunları oynayın.
Sosyal olarak aktif kalın: aileniz, arkadaşlarınız ve çevrenizle sık sık iletişimde olun.
Diabet ve obeziteyi kontrol altında tutarak beynin kan dolaşımına zarar verebilecek durumları azaltın.
Kalbinizi koruyun ve tansiyonu iyi yönetin.
İşitme sağlığını koruyun; yüksek sesli ortamlardan kaçının, işitme sorunu varsa cihaz kullanın.
Alkol tüketimini sınırlayın ve sigara içmeyin, sigara içilen ortamlardan uzak durun.
Depresyonla baş etmeye çalışın; gerekirse destek alın.
Kaliteli ve düzenli uyku sağlayın; uyku apnesi gibi sorunlar var ise tedavi olun.
Beyin travmalarından kaçınarak beyni koruyacak önlemler alın. Kaynak: Beyaz Haber Ajansı (BYZHA)