Meme Kanseri: Erken Teşhis, Kişiye Özel Tedavi ve Tarama Rehberi

TAKİP ET

Meme kanseri için erken teşhis, kişiye özel tedavi ve tarama rehberiyle güvenli ve bilinçli sağlık yolculuğu.

Meme kanseri, erken tespit edildiğinde modern tedavi seçenekleriyle tedavi edilebilir bir hastalıktır. Erken teşhis ve tarama programları, hastanın yaşam kalitesini koruyarak daha küçük cerrahi müdahalelerle sonuç alınmasını sağlar. Memorial Ankara Hastanesi Meme Sağlığı Merkezi ve Genel Cerrahi Bölümü’nden Prof. Dr. Ramazan Yıldız, meme kanserinde tarama alışkanlıklarının ve kişiye özgü tedavi planlarının önemine değinerek, erken farkındalık için ipuçları paylaşıyor.

Yılda yaklaşık 2.5 milyon kadına meme kanseri tanısı konulduğunu ve dünya genelinde bu hastalık nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısının da yüksek olduğunu belirtmek gerekir. Meme kanseri ölümlerinde ilk sıralarda yer alması, erken tanının ne kadar kritik olduğunun altını çizmektedir. Geç kalmamak için 4 temel tarama ve farkındalık adımı şu şekilde özetlenebilir:

20 yaşından itibaren kendi kendine meme muayenesine başlamak

30 yaşından itibaren kendi kendine muayene, hekim muayenesi ve gerekli görüldüğünde meme ultrasonu

40 yaşından itibaren kendi kendine muayene, hekim muayenesi, mamografi ve gerekli görüldüğünde meme ultrasonu

Aile geçmişinde meme kanseri olan birinin yaşına bağlı olarak, riskli olan yaşlardan itibaren yakın takip ve tarama programlarına başlamak

Erken tanı konulduğunda organ kayıpları minimize edilebilir ve bazı durumlarda kemoterapiye ihtiyaç bile kalmaz. Tümör tipine göre sınırlı bir cerrahiyle tedavi mümkün olabilir; sadece hastalıklı bölgenin çıkarılması ve koltuk altından gerekli ölçüde lenf nodu alınması ile radyoterapi yeterli olabilir. 40 yaşından itibaren düzenli mamografi hayatın ayrılmaz bir parçası haline gelmelidir. Mamografi, meme dokusundaki yoğunluk farkları, mikrokalsifikasyonlar ve doku dağılımındaki değişiklikleri ortaya koymada kritik rol oynar.

35 yaşlarından itibaren meme dokusu azalır ve yağ dokusu artar; bu durum mamografinin duyarlılığını artırır. 40 yaş ve sonrasında, aile öyküsü ve genetik yatkınlık dikkate alınarak yıllık mamografi taramaları önerilir. 40 yaş altı durumlarda ultrason genellikle birinci tercih olsa da, bazı vakalarda mamografi de uygulanabilir. Dinamik (ilaçlı) meme MR’ı da bazı özel durumlarda kullanılabilir.

Kendi kendine meme muayenesi nasıl yapılır?

    Muayene, gövdenin üst kısmı görünür şekilde yapılmalıdır.

    Aydınlık bir muayene odası tercih edilmelidir.

    Kadın, döngüsünün ilk gününü baz alarak her ay 5-14. günler arasında muayene planı yapmalıdır.

    Emziren kadınlar emzirme sonrası dönemde muayene etmelidir.

Ayna karşısında elleri konumlandırırken, iki kolun da farklı pozisyonlarda kontrol edilmesi gerekir: kollar yukarı, kollar yan veya belde. Göğüs üzerinde bale benzeri konturları, cilt değişikliklerini ve derin dokulardaki anormallikleri incelemek önemlidir. Ardından palpasyonla meme başı, meme dokusu ve koltuk altı bölgeleri dikkatlice taranır. Ağrı olmadan genellikle hızlı büyüyen kitleler görülebilir; bu nedenle herhangi bir kitle fark edildiğinde mutlaka uzman kontrolü gerekir.

Her meme kanseri farklıdır; tedavi de kişiye özeldir ve hastalığın özellikleri doğrultusunda planlanır. Cerrahi, kemoterapi, radyoterapi, hormon tedavisi, akıllı ilaçlar ve immünoterapi gibi çeşitli tedavi seçenekleri hastaya özel olarak kombine edilir. Hangi yaklaşımın uygulanacağı, tümör tipi, immünhistokimyasal özellikler ve yayılım durumu gibi faktörlere göre belirlenir. Bazı hastalarda önce kemoterapi uygulanıp ardından cerrahi ve diğer tedaviler planlanırken, bazı hastalarda önce cerrahi sonrasında ek tedaviler yol gösterir. Radyoterapi ise cerrahi ile kurulan ilişkinin netleşmesinde anahtar rol oynar; meme korunması operasyonlarında genellikle radyoterapi gerekir, tüm meme alınsa dahi bazı durumlarda radyoterapi gerekli olabilir.

Kaynak: Beyaz Haber Ajansı (BYZHA)