☰
✕

Meme kanserinde erken teşhisin önemi: Uzmanlardan kritik uyarılar

TAKİP ET

Dünya genelinde kadınlarda en sık görülen kanser türü olan meme kanseri, son yıllarda genç yaşlarda da daha fazla gündeme geliyor.

Dünyada kadınlar arasında en sık rastlanan kanser türü olan meme kanseri, günümüzde her zamankinden daha fazla genç yaş grubunu etkilemeye başladı. Sağlık Bakanlığı’nın paylaştığı veriler, Türkiye sınırları içerisinde her yıl yaklaşık 27 bin kadına meme kanseri teşhisi konulduğunu ortaya koyuyor. ### "Seven fark eder" kampanyası Her yıl Ekim ayında düzenlenen farkındalık çalışmaları, erken teşhisin hayati önemini vurguluyor. Bu kapsamda Acıbadem Sağlık Grubu, "Seven fark eder" sloganıyla yeni bir kampanya başlattı. Sevginin; fark etmeyi, önemsemeyi ve harekete geçmeyi kapsadığına dikkat çekilen kampanya ile kadınlara düzenli kontrollerini aksatmamaları ve hem kendi sağlıklarını hem de yakınlarının sağlığını gözetmeleri çağrısı yapılıyor. ### Erken tanı neden kritik? Acıbadem Ataşehir Meme Merkezi Sorumlusu ve Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Metin Çakmakçı, hedefin hastalık henüz belirti göstermeden erken evrede yakalanması olduğunu belirterek şunları söylüyor: “Benim hiçbir şikayetim yok’ düşüncesi, erken tanı ve erken tedavi şansını engellemektedir. Bu nedenle düzenli kontrolleri yaptırmak gerekir.”Prof. Dr. Çakmakçı; fazla kilo, obezite, hareketsiz yaşam tarzı, sigara, alkol kullanımı ve hormonal tedavilerin riski artırdığını belirtirken, gelişmiş görüntüleme yöntemlerinin erken teşhis sürecindeki kilit rolüne dikkat çekiyor. ### Meme kanserinin 7 önemli belirtisi Prof. Dr. Çakmakçı, meme kanserine karşı dikkat edilmesi gereken 7 temel bulguyu şu şekilde sıralıyor: * Yeni ortaya çıkan kitle: Memede daha önce olmayan, sert, düzensiz veya büyüyen oluşumlar incelenmelidir. Her kitle kanser değildir; ancak hekim değerlendirmesi şarttır. Prof. Dr. Metin Çakmakçı bu durumu şöyle özetliyor: “30 yaşındaki bir kadının memesinde saptanan kitle yüzde 90 olasılıkla iyi huylu, yüzde 10 olasılıkla kötü huylu iken, 60 yaşında bu oran yüzde 50-50 olur. Tüm yaş grupları birlikte düşünüldüğünde meme kitlelerinin yüzde 80’i iyi huyludur, yüzde 20’si kanserdir.”* Şekil veya büyüklük değişimi: Memelerden birinde aniden gelişen asimetri veya boyut farkı ciddiye alınmalıdır. * Cilt değişiklikleri: Meme derisinde çökme, çekilme, portakal kabuğu görünümü, şişlik veya kalınlaşma kanser belirtisi olabilir. * Meme başı değişiklikleri: Meme başının içeri doğru çekilmesi veya yön değiştirmesi durumunda vakit kaybetmeden doktora başvurulmalıdır. * Kendiliğinden gelen akıntı: Özellikle emzirme dönemi dışında, tek memeden ve kendiliğinden gelen (sıktırmadan) kanlı akıntılar ihmal edilmemelidir. * Deri döküntüleri: Kızarıklık, pullanma, tahriş veya tedaviyle geçmeyen deri lezyonları mutlaka değerlendirilmelidir. * Şişlikler: Koltuk altında veya köprücük kemiği çevresinde ele gelen, açıklanamayan şişlikler lenf bezlerini etkileyen bir durumun habercisi olabilir. ### Belirtiyi beklemeyin: Erken tanı hayata bağlar Taramaların kişiye özel planlanması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Metin Çakmakçı, özellikle ailesinde meme veya yumurtalık kanseri öyküsü bulunanların daha erken risk değerlendirmesi yaptırması gerektiğini hatırlatıyor.“Unutulmamalıdır ki; erken tanı, meme kanserinin tedavi başarısını artıran en önemli faktörlerden biridir” diyen Prof. Dr. Çakmakçı, 40 yaş altındaki risk grubunda yer alan kadınların ultrason ve MR ile takip edilmesini; 40 yaş sonrasında ise her yıl mamografi ve ultrasonografi yaptırılmasını öneriyor. Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı