TARİKAT DEVLETİ OLMAYALIM!

TAKİP ET

Bir imamın cenazesi için devletin tüm kademeleri harekete geçti. Türbeye gömülmesi istenen Sadettin Kılıç için Cumhurbaşkanlığı’ndan özel onay alındı, emniyet alarma geçti. Peki bu nasıl bir öncelik? Bu nasıl bir hassasiyet?

Balıkesir’in Burhaniye ilçesinde yaşanan bir defin süreci, Türkiye’de laiklik ilkesinin ne kadar yıprandığını gözler önüne serdi. Eski imam Sadettin Kılıç’ın, Muhyiddin-i Rumi Hazretleri Türbesi bahçesine defnedilmek istenmesi üzerine devletin zirvesi adeta alarma geçti.

Kılıç’ın vasiyeti üzerine yapılmak istenen defin, mevcut yasalar ve bürokratik engeller nedeniyle önce durduruldu. Ancak süreç kısa sürede siyasi ve bürokratik müdahalelerin odağına dönüştü.

KAYMAKAM, EMNİYET MÜDÜRÜ SAHADA, BAKANLA TEMAS KURULDU

Olayın büyümesi üzerine Burhaniye Kaymakamı İlyas Odabaş ile birlikte Balıkesir İl Emniyet Müdürü Hasan Yiğit türbe alanına geldi. Burhaniye Belediye Başkanı Ali Kemal Deveciler ile yapılan görüşmenin ardından, türbe çevresinde Çevik Kuvvet ekipleri geniş güvenlik önlemleri aldı.

Bakan bölgeye gelmedi ancak defin için gerekli süreçlerin hızlanması adına bakanlık düzeyinde görüşmeler yürütüldü. Tüm bu müdahalelerin ardından, Cumhurbaşkanlığı’ndan özel onay çıkarıldı ve defin işlemi gerçekleştirildi.

SIRADAN BİR CENAZE Mİ, SİYASİ BİR MESAJ MI?

Bu yaşananlar, Türkiye'de devletin dini yapılar karşısındaki tarafsızlığını sorgulatır hale getirdi. On binlerce yurttaş sıradan defin işlemleri için bürokrasiyle boğuşurken, bir imam için devletin adeta seferber olması ciddi soru işaretlerini beraberinde getirdi.

Sadettin Kılıç’ın kim olduğu kadar, neden türbe bahçesine gömülmek istendiği, neden bu kadar özel bir muamele gördüğü de merak konusu oldu. Türbe gibi kutsal kabul edilen alanların defalarca siyasi ve dini amaçlarla istismar edildiği bir ülkede, bu durumun normalleştirilmesi laiklik ilkesine açık bir tehdittir.

BU SADECE BİR DEFİN DEĞİL, BİR ZİHNİYET MESELESİDİR

Bugün bir imam için Cumhurbaşkanlığı devreye giriyorsa, yarın başka taleplerin önü nasıl kesilecek? Bu olay, sadece bir vasiyetin yerine getirilmesi değil, Türkiye’nin hangi yolda ilerlediğinin de göstergesidir.

Bir kez daha altını çiziyoruz:

Bu ülke bir tarikat devleti değildir.
Bu ülke bir hukuk devletidir.
Tarikat devleti olmayalım!

 

Haber: Halil ONUK

Sadettin Kılıç cenaze Muhyiddin-i Rumi Hazretleri Türbesi