Sağlıklı Kentler Birliği ile İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Afetlere Dirençli Kentler ve Toplumlar Paneli’nde afet yönetiminin reflekslerle sınırlı kalmaması gerektiğini belirtti. Hazırlığın, öngörü ve planlamanın esas alınması gerektiğini vurgulayarak, deprem gibi riskleri dikkate alan kapsamlı bir stratejinin önemine işaret etti.Başkan Tugay, deprem risk haritalarının ve master plan çalışmalarının, riskli bölgelerde özel bir ağırlıkla ele alınması gerektiğini ifade etti. Afet yönetiminin en iyi sonucu, olaylar öncesinde elde edilecek önlemlerle gerçekleşir; bu nedenle afet yönetimi bir hazırlık ve planlama alanı olarak ele alınmalıdır.Afete dayanıklı şehirler, birlikte planlanır sözleriyle, enkazdan kahramanlıkla değil, oluşabilecek engele karşı etkili sistemlerle başarıya gidildiğini belirten Tugay, Türkiye’de 2024 yılında yaşanan 7 bin 767 afetin detaylarını paylaştı. 5 bin 300 orman yangını, 1.818 su baskını, 332 heyelan, 194 deprem, 83 çığ ve aşırı kar olaylarının birbirini tetiklediğini söyleyen Tugay, afetlerin bağımsız olaylar olmadığını, birinin başlamasıyla diğerlerini tetikleyebileceğini ifade etti.İklim krizi vurgusu yapan Tugay, risk azaltımının sadece merkezi yönetimin değil, yerel yönetimlerin de kritik bir parçası olduğunu kaydetti. Kuraklık, sıcak hava dalgaları ve bunun toplumsal sağlık, gıda güvenliği ve ekosistemler üzerindeki etkilerinin, iklim kriziyle bağlantılı olduğuna dikkat çekti.İzmir’deki çalışmalar hakkında konuşan Tugay, kentte karbon emisyonlarını azaltmaya ve iklim uyumunu güçlendirmeye yönelik yoğun çalışmalar yürütüldüğünü söyledi. Deprem master planı çerçevesinde mikro bölgeleme ve fay hatlarının yeniden haritalandırılması gibi çalışmaların sürdüğünü belirtti. Zeminin değerlendirilmesi ve altyapının dirençli hale getirilmesi için planlanan adımların ısrarlı bir şekilde devam ettiğini kaydetti.Yerel buluşmaların önemi üzerinde duran Tugay, Türkiye genelinde etkili bir eylem planı oluşturmanın yolunun yerel dinamiklerle güçlü iletişim kurmaktan geçtiğini belirtti. Kentlerin sağlıklı ve dayanıklı olması amacıyla farklı konulara odaklanılsın, ortak hedef değişmeksizin çalışmak gerektiğini ifade etti.Büyük krizleri yönetme gerekliliği konusunda konuşan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ise yerel yönetimlerin deprem bölgesine hızlı müdahalesinin önemini vurguladı. 2025 Belediyeler Yasası ile birlikte belediyelerin daha da güçlü bir konuma yükseldiğini söyleyen Yavaş, bu süreçte kentsel dayanıklılığın sağlanması için devlet ile özel sektör iş birliğinin gerektiğini belirtti.Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner, afetlere dayanıklı kentler ve toplumlardan sadece teknik bir tartışmanın ötesine geçildiğini, etik bir sorumluluğun doğduğunu ifade etti. 6 Şubat depremi sonrası kararların geleceğe nasıl yansıyacağını vurgulayan Güner, güvenli, sağlıklı ve sürdürülebilir kentler bırakmanın, paydaşların ortak çalışmasıyla mümkün olduğuna değindi.Panele ilişkin gelişmeler, dört oturum halinde süren etkinlikler ve uzman konuşmacılarla sürdürülen bilgi paylaşımıyla devam etti. İki gün süren çalışmanın ardından panel, taraflar arasındaki deneyim ve bilgi alışverişiyle ilerledi.Kaynak: Beyaz Haber Ajansı (BYZHA)
Gündem
Yayınlanma: 21 Şubat 2026 - 07:24
Afete Dayanıklı Kentler ve Toplumlar Paneli'nden İzmir ve Ankara vurguları
Afete dayanıklı kentler için İzmir ve Ankara vurguları; sürdürülebilir altyapı, risk azaltımı ve toplum odaklı çözümler paneli üzerine kısa özet.
Gündem
21 Şubat 2026 - 07:24






