Parkinson Hastalığında Çevresel Faktörler ve Tedavi Yaklaşımları: Uzman Görüşleri
Parkinson'da çevresel etkiler ve tedavi yaklaşımları: Uzman görüşleriyle hastalığı anlamak ve yönetimde güncel önerileri keşfetmek.
Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Sultan Tarlacı, Parkinson hastalığının çevresel etkilerden yaşam tarzına kadar geniş bir yelpazede nasıl ilerleyebildiğini açıkladı. Yaşlanma hızını bile aşan bir artış mevsimsel sonuçlardan bağımsız olarak davranışsal ve biyolojik faktörlerle ilişkilendiriliyor.
Özellikle 50-55 yaşlarında başlayan bu hastalık, uzun süre köy yaşamı, tarımla uğraşma ve kuyu suyu kullanımı gibi durumlarla görece sık karşılaşılabilir. Tarlacı, Parkinson’un yalnızca yaşa bağlı olarak artmadığını, çevresel etkenlerin de bu süreci hızlandırabileceğini vurguluyor. California’da yürütülen çalışmalar, tarım ilaçlarının dopamin üreten beyin hücrelerine zarar verebileceğini göstermektedir ve bu hücreler pestisitlere karşı hassasiyet gösterir.
Tarım ilaçları Parkinson epidemisini tetikleyebilir mi? Prof. Dr. Tarlacı, bazı pestisidlerin Parkinson’un beyinde belirli bölgelerde seçici ve toksik etkiler yaratabildiğini belirterek konunun toplumsal boyut taşıdığını belirtti. Tarım kimyasallarının kontrollü ve bilinçli kullanımı, bu konudaki tartışmaların odak noktasını oluşturuyor. Domates ve benzeri sebzelerin pestisitleri bünyesine çekmesi nedeniyle “kirli ürünler” olarak adlandırılması, ülke genelinde denetimin önemini daha da artırıyor. Üretim sonrası ürünlerin yıkanması önemli olsa da pestisitlerin tamamının bu yöntemle uzaklaştırılamadığı belirtiliyor. Örnek olarak Paraquat adlı ilaç, toprağa kadar nüfuz edebilir ve uzun süre kalabilir.
Bakla ve L-Dopa: Doğal kaynaklı tedavi olanakları ile ilaç tedavisi arasındaki fark Prof. Dr. Tarlacı, baklada Parkinson hastalığında eksikliği görülen bazı maddelerin bulunduğuna değindi. Ancak L-Dopa etken maddeli ilaçların, beyin dopamin dönüşümünde çok daha etkili olduğu konusunda görüşünü paylaştı. 125 miligramlık L-Dopa kapsülünün karşılığı yaklaşık 5 kilogram taze bakla gerektirdiğini belirten hekim, yalnızca bakla tüketiminin Parkinson tedavisinde gerçekçi olmadığını vurguladı. Bununla birlikte bakladan elde edilen bazı ekstrelerin hafif belirtilere sahip kişilerde destekleyici olarak kullanılabildiğini; fakat tedavinin esasını ilaç tedavisinin oluşturduğunu ifade etti.
Tekrarlayan kafaya alınan travmaların riski Boksta tekrarlanan darbelerin beyin üzerinde mikrotravmalara yol açabileceğini söyleyen Prof. Dr. Tarlacı, travmaların birikerek Parkinson ve bazı bunama türlerinin erken ortaya çıkmasına katkıda bulunabileceğini ifade etti. Efsanevi boksör Muhammed Ali’nin örnek olarak gösterilmesi, bu ilişkinin toplumsal farkındalığını artırıyor.
Parkinson titremesi nasıl işler? Normalde vücutta hafif titremeler bulunabilirken, Parkinson’a özgü titreme çoğunlukla istirahat halinde başlar ve hareketle birlikte azalma gösterir. Ancak esansiyel tremor farklı bir kalıpta seyreder ve çoğu zaman ailesel yatkınlıkla ilişkilendirilir. Bu nedenle Parkinson titremesi, çoğunlukla istirahat titremesi olarak tanımlanır ve hareketli durumlarda kaybolabilir.
Kaynak: Beyaz Haber Ajansı (BYZHA)