Bugün Antalya Uluslararası Altın Portakal Film Festivali yoğun etkinliklerle sürüyor. AKM, Aspendos ve Perge salonları, belgesel ve kısa film seçkilerinin yanı sıra Sinema Okulları yarışmasına ev sahipliği yaptı. İzleyiciler için belgesel belleklerden yeni hikayelere uzanan bir gün yaşandı.Ulusal Belgesel Yarışması kapsamında Perge Salonu’nda gösterilen Tanıştığıma Memnun Oldum, Berona ve Kendal’a Bir Heykel filmlerinin ekipleri, seanslar sonrası seyircilerle buluştu. Barbur ve Nesra Gürbüz Acar, gösterim sonrasındaki söyleşide projenin arka planını ve karakterlerin hayatlarına dair süreçleri paylaştı.Hatay depreminden etkilenen Deniz ile Can Doğru’nun hayatını konu alan belgeselde Jehan Barbur, belgeselin oluşum sürecini anlatırken, barışçıl bir dayanışma örneğini sahnelediğini belirtti. Aileyle son derece içli bir bağ kurduklarını ifade eden Barbur, projenin festivaller aracılığıyla daha geniş kitlelere ulaşması için mücadele verdiklerini aktardı.Berona ise Lazca adıyla “çocukluk zamanları” anlamına geliyor ve Barış Altı’nın annesiyle başlayan bir yolculuğu konu alıyor. Yönetmen, annesi Lütfiye Altı ile birlikte ekrana yansıttığı anlarda, ailenin hayatına dokunan bir hikâye çıkarmayı başardıklarını söyledi. Anne ile oğul arasındaki bağı ve geçmişin izlerini yüzeysel bir anlatımla değil, samimi bir dille aktarabilmek için çaba gösterdiklerini ekledi.Kendal’a Bir Heykel ise docu-fiction türünü benimseyerek, tiner bağımlılığıyla yüzleşen bir karakterin dünyasını izleyiciye taşıyor. Yönetmen Ali Urgancıoğlu ve yapımcı-oyuncu Kaan Urgancıoğlu, belgesel ile kurmaca arasındaki geçişte nasıl bir yol izlediklerini ve karakterle kurdukları güven ortamını paylaşırken, Naif ile olan etkileşimlerin projenin ritmini nasıl belirlediğini anlattılar.Ulusal Kısa Film Yarışması’nın ilk seçkisi Perge Salonu’nda gösterildi. Mevcut akış içinde Kudret filminin yönetmeni Mehmet Oğuz Yıldırım, farklı ilişkilerden doğan güç dinamiklerini irdelediğini ifade etti. Ardından Eudaımonıanın yönetmeni Gizem İbak, klostrofobik bir atmosferle başlayan kısa filmin göledik bir manzarayla son bulduğunu söyleyerek yaşamın diyalektiğine vurgu yaptı.Deniz Koloş ise kısa öyküsünü sinemaya uyarlarken, ölüm ve bağlılık temalarını içeren Ölüm Bizi Ayırana Dek ile duygusal bir yaklaşım sergiledi. Hazan Beklen ise Soğuk Beyaz ile hayatın trajikomik yönlerini, beklenmedik durumlar üzerinden aktardı. Bu kategoride yer alan eserler, kısa filmlerin çeşitli temalara nasıl değindiğini gösterdi.Öğrenciler de Altın Portakal’da yer alıyor. Sinema Okulları Öğrenci Filmleri Yarışması’nın açılış bölümünde, Serhan Erbaş’ın yönettiği Sükût, Eylül Babur’un Kusursuz Ölçü Nedir, Beyza Nimet Emişen’in Rah, Yağmur Canpolat’ın Sevim, Baturay Tunçat’ın Buharlaşır Tüm Katı Olanlar ve Mustafa Uçar’ın Sahnenin Kadınları adlı kısa filmleri gösterildi. Yaratıcı süreçlerin perde arkası da söyleşilerle izleyiciye aktarıldı. Çalışmaların amacı, genç yönetmenler ile oyuncuların vizyonlarını bir araya getirerek, sinemanın farklı damarlardan beslenen bir sanat dalı olduğunu kanıtlamak olarak özetlenebilir. Kaynak: Beyaz Haber Ajansı (BYZHA).
Kültür-Sanat
Yayınlanma: 07 Kasım 2025 - 01:36
Antalya Altın Portakal Festivali: Belgesellerden Kısa Filmlere Uzanan Geniş Program
Antalya Altın Portakal Festivali’nin belgesellerden kısa filmlere uzanan geniş programını tanıtıcı, etkileyici ve akıcı bir özet.
Kültür-Sanat
07 Kasım 2025 - 01:36







