Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde pek çok yapım, izleyiciyle ilk buluşmasını gerçekleştirirken iki önemli proje dikkat çekti. Gökçen Usta’nın yönettiği Bağlantı Hatası ve Ali Altınöz’ün yönettiği Gündüz ve Gece, izleyenleri zorbalık ve aile bağı üzerinden duygu dünyasına götürdü. Atatürk Kültür Merkezi (AKM) Aspendos Salonu’ndaki gösterimin ardından film ekipleriyle yapılan söyleşi, genç oyuncuların da katılımı ile zenginleşti.Bağlantı Hatası’nın arkasındaki ana tema, zorbalığın kökenlerini ailede arıyor. Yönetmen Usta, senaryoyu birkaç kez yeniden ele aldıklarını ve yolun çoğu zaman aileye çıktığını belirtti. “Zorbalık, iletişim kopukluğundan doğar; bu bağların yeniden kurulmasıyla çözüm yoluna gidilir” diye anlatan Usta, filmin adının da bu fikri simgelediğini vurguladı. Yapımcı Ömer Faruk Sorak ise akran zorbalığının bugün daha hızlı yayıldığını gözlemlediğini söyledi ve geçmişten bugüne Türkiye’de gençliğin dönüştüğünü belirtti. “Sorun ekonomik değil” sözleriyle, filmin karakterlerinin özel okullarda geçmesini tercih ettiklerini ifade eden Sorak, böylece ebeveynlerin maddi durumunun kuramsal etkisinin ötesinde bir dinamikle karşılaşılacağını açıkladı. “Ekonomik farklar, sorunları çözmez; asıl etkiler aile içindeki iletişimin kopması ve paylaşım yoksuluğunda ortaya çıkıyor” şeklinde ekledi.Oyuncular ise sahnelerin üzerinde durduğu tecrübeleri paylaşırken, Z kuşağının gurur kaynağı olması gerektiğini belirten görüşlerini paylaştı. Asena Keskinci, Eylül karakterinin lisede yaşadığı baskıyı kendi yaşamıyla ilişkilendirerek, annesiyle dahi bu konuyu paylaşmanın zorluğunu ifade etti. Derinsu Sorak, ortaokul ve lise dönemlerinde karşılaştıkları zorbalıkların eğitim yaşamını nasıl etkilediğini aktardı ve rol arkadaşı İrem ile olan benzerlikleri üzerine konuştu. Utku Coşkun, lisede gördüğü durumu değiştirmek için okulu değiştirdiğini anlattı ve “sesiniz çıkartın” çağrısını vurguladı. Fatih Berk Şahin ise zorbalığın farkında olmaya başlanılan bir döneme girildiğini söyledi. Arda Akgenç ve Arda Görgen, zorbalığın yalnızca kurban üzerinde değil, çevrelerinde de yoğun etkiler bıraktığını ifade etti. Doğum Özüm ise kilolu olduğu için geçmişte yaşadığı zorbalıklara değinerek umutsuzluğa kapılmamayı öğütledi.Gündüz ve Gece adlı diğer projede ise Anadolu’nun imece ruhu öne çıkıyor. Ali Altınöz’ün yönettiği film, İzmir’in köylerinde geçen bir hikayeyi kurguya dönüştürüyor. Annesinin intiharını takiben memleketine dönen Tufan’ın değişim arayışını konu alırken Ataberk Kuru ile birlikte çalışmalarını sürdürdüklerini belirten Altınöz, ortak yaratım sürecini “hadi bir hikaye anlatalım, bir şeyler yapalım” sözleriyle özetledi. Oyuncular Gülşen rolüyle zorlu kişilik bozukluklarına odaklanan bir karakterin yaratım sürecini paylaşırken, köy atmosferinin set üzerindeki etkisine de değindi. Muttalip Müjdeci, imece usulünün zorluklara rağmen birliktelik ruhunu güçlendirdiğini belirtirken Gülşah Büktür, çocukluk anılarından yola çıkarak Gülşen karakterinin motivasyonlarını anlattı. Özgür Cem Tuğluk, köy ortamının dinamiklerinin şehirden farklı olduğunu vurguladı ve Davur karakterinin karmaşık yönlerini ele aldı. Çekimlerin köyde gerçekleşmesi, trafik gibi kolaylıklar açısından avantaj sunarken, ekip çayın kahvesinin dağınık set akışını da sevdiğini belirtti. Kuşkusuz bu deneyim, oyuncuların birbirleriyle daha sıkı bir bağ kurmasına olanak sağladı.
Kültür-Sanat
Yayınlanma: 04 Kasım 2025 - 06:00
Antalya Altın Portakal'da Gençlik ve Aile Temalı Söyleşilerle Zorbalık Üzerine Derin Düşünceler
Antalya Altın Portakal’da gençlik ve aile temasında, zorbalığa karşı farkındalık ve derin düşünceleri konu alan söyleşilerle etkileyici bir yolculuk.
Kültür-Sanat
04 Kasım 2025 - 06:00







