Üsküdar Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Ebulfez Süleymanlı, dijital mecralarda hızla yayılan uygulamaları sosyolojik bir mercek altında inceledi. Bu uygulamalar, kullanıcıların belirli aralıklarla hayatta olduklarını teyit etmelerini sağlayıp, teyit kesildiğinde otomatik uyarı mekanizmasının devreye girdiği bir yapıya sahip. Başta bireysel güvenliği hedefleyen araçlar gibi görünse de, inceleme toplumsal yapılar açısından daha derin bir meseleye işaret ediyor: yalnızlığın kurumsallaşması ve dijital araçlar aracılığıyla yönetiilebilen bir toplum olgusu.Bu durum toplumsal alarm niteliği taşıyor! Teknolojinin yalnızca kolaylık sağlamasından öteye geçen bu tablo, bireyin varlığını doğrudan fark edilmediği bir döneme işaret ediyor; toplumsal ilişkilerin bu işlevi karşılayamadığına dair bir mesaj taşıyor. Uygulamalar, bireyin hayatta olduğunu doğrulama ihtiyacı doğurmazsa dahi, sistem bu tür istisnaları algılayarak müdahale mekanizmasını harekete geçiriyor ve böylelikle toplumsal refleksin yerini algoritmik bir refleks alıyor.Uygulamalar yalnız yaşam olgusunu merkeze taşıyor ve Are You Dead? / Are You Dead Yet gibi dijital teyit sistemlerinin ortaya çıkışı, yalnız yaşama ilişkin sosyolojik tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. Akademik literatürde bu kavram, romantize edilmiş bireysel tercihlerden ziyade derin travmalarla şekillenen toplumsal kırılma deneyimlerinden beslendiğini gösteriyor. Bu bağlamda sosyolog Eric Klinenberg’in Going Solo çalışması, 1995 Chicago sıcak hava dalgası sonrası yürüttüğü saha çalışmalarını temel alır; yalnız yaşayanların felaket sürecinde evlerinde hayatlarını kaybetmiş olması, solo yaşamın sadece bir tercih değil, yapısal kırılganlık oluşturan bir boyut olduğunu gösteriyor.Toplumsal refleksin yerini algoritmik refleks alıyor diyen Süleymanlı, modern toplumlardaki eşitsizliklerin yaş, sınıf ve sosyal sermaye eksenlerinde derinleştiğini belirterek dijital teyit uygulamalarının da bu kırılgan zeminde ortaya çıktığını vurguluyor. Geleneksel sosyal ağlar işlevini büyük ölçüde yitirdiğinde, temelde gecikmiş fark edilme riski dijital bir protokole dönüşüyor. Birey hayatta olduğunu bildirmezse sistem bunu istisna olarak değerlendirip müdahale eder; böylece güvenlik ile takip arasındaki sınırlar dijital bir mekanizmaya devrolur.Dijital teyit uygulamalarının viral olması tesadüf değildir; modern bireyin ontolojik güvensizliğiyle yakından bağlantılıdır. İnsanlar sadece fiziksel olarak değil, varoluşsal düzeyde de kendilerini güvende hissetmek isterler ve bu nedenle bu tür uygulamaların hızla yayıldığını görüyoruz. Günümüz insanı güven duygusunu yüz yüze temaslardan çok dijital sinyaller ve doğrulama mekanizmalarından besliyor. Are You Dead Yet, yalnızlığı tamamen yok etme amacını taşımaktan çok, onu yönetilebilir kılmayı hedefler; bu yönüyle, çağımızın yalnızlık–güvenlik–varlık kanıtı ekseninde bir toplumsal kırılganlığı görünür kılar.Yalnızlık artık gizlenmiyor, yönetiliyor yaklaşımı, dünya genelinde benzer örneklerle karşılaşılıyor: Japonya’da sensörlü ev sistemleri, Güney Korea’daki dijital bakım uygulamaları ve ABD’de acil durum teyit yazılımları gibi yapılar, yalnızlığın kamusal bir kriz olarak ele alınmasına yol açtı. Özellikle Japonya’da pandemi sürecinde artan intihar vakaları bu konuyu ulusal politika düzeyine taşıdı; İngiltere’de ise yalnızlık bir devlet politikası olarak Yalnızlık Bakanlığı gibi kurumsal çözümlerle ele alınmaya başlandı. Ortak mesaj net: Toplumsal bağlar, dijital izleme ve doğrulama mekanizmalarının arkasında konumlanıyor; yalnızlık artık gizlenen bir sorun olmaktan çıkıp ölçülen, izlendiği ve yönetişim alanına dâhil edildiği bir olguya dönüştü.Türkiye’de yalnızlık yeni bir boyut kazandı ve Üsküdar Üniversitesi, bu alanda uluslararası sempozyumlar ve ulusal ölçekli araştırmalarla önemli bir birikim oluşturuyor. Gençlik ve yalnızlık ile yaşlılık ve yalnızlık üzerine yapılan çalışmalarda, farklı toplumsal gruplar arasında yalnızlığın ortak göstergelerinin—görüntüleme, aidiyet ve sosyal destek eksikliği— bulunduğu ortaya konuyor. Dijital uygulamaların yalnızlıkla ilişkisini, hem sonuç hem de semptom olarak görmek gerekir; bu araçlar yalnızlığı çözmek yerine, onunla başa çıkmanın teknolojisini sunuyor. Yüz yüze ilişkilerin ve kolektif dayanışmanın inşası, algoritmik sistemlerden bağımsız olarak yeniden kurulduğunda gerçek güven ve anlamlı bağlar mümkün olacaktır.Gençler yapay zekâ destekli araçlarda dertleşmeyi tercih ediyor; ChatGPT gibi yapay zekâ tabanlı çözümler, yüz yüze dertleşmenin yerini almayı hayal ediyor gibi görünse de, dayanışma ve güven temelli bağların yeniden inşa edilmesi şart. Üsküdar Üniversitesi’nin yürüttüğü araştırmalar, gençlerin yoğun dijital etkileşime rağmen derin ve güvenli bağlar kurmakta zorlandığını gösteriyor. Teknoloji yalnızlığı ortadan kaldırmaz; kalıcı güven ve toplumsal bağlar ise yüz yüze iletişim ve dayanışma pratiklerinde inşa edilir.
Bilim ve Teknoloji
Yayınlanma: 08 Nisan 2026 - 00:00
Are You Dead? Are You Dead Yet: Yalnızlığın Dijital Teyidi ve Toplumsal Yansımaları
Yalnızlığın dijital teyidi, toplumsal yansımalar ve varoluş soruları: Are You Dead? Are You Dead Yet ile modern yaşamın yankılarını keşfedin.
Bilim ve Teknoloji
08 Nisan 2026 - 00:00









