Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin Ulusal Uzun Metraj Yarışması’nda iki farklı hikâye sahneye çıktı. Göçmen kimlikleriyle var olan insanların yaşamını ve savaş ile doğa koşullarıyla mücadele eden karakterleri konu edinen Bağlar, Kökler ve Tutkular ile Doğudan Fragmanlar, gösterimlerin ardından izleyicilerin sorularını yanıtladı. Ekip üyeleri arasında yönetmen, sinema ekibi ve oyuncular yer alırken, her iki film de seyirciyle doğrudan iletişim kurmayı başardı. AKM Aspendos Salonu’nda gösterilen Bağlar, Kökler ve Tutkular, yönetmen Sunay Terzioğlu’nun liderliğinde çekildi. Çalışma ekibi, gösterim sonrası soruları yanıtlamak için sahnede buluştu. Terzioğlu, gerçek mekanlarda, gerçek kostümlerle ve gerçek aksesuarlarla çalışmanın önemine vurgu yaparak, “Bit pazarlarından elde edilen objelerle sahneyi daha gerçekçi kılmak adına titizlikle çalıştık” dedi. Ayrıca, filmde mülteci botundaki bir kazadan kurtulan üç kişinin Türkiye’deki yaşamını merkeze alan hikâye, göçmenlik geçmişinden de öğeler taşıyor. Hazel karakterini canlandıran Ezgi Yaren Karademir ise rolünün gerektirdiği güçlülüğü şu sözlerle özetledi: “Hazel’in gücü, seçeneklerin sınırlı olduğu bir durumda bile dimdik ayakta durmasıyla ortaya çıkıyor. Annenin yükünü üstlenmek zorunda kalan bir kadının kendi özgürlüğünü arayışı, karakterin yolunu hâlâ belirsiz kılar.” Günün diğer ulusal yarışma filmi Doğudan Fragmanlar, gösterim sonrası bir araya gelen ekip tarafından anlatıldı. Yönetmen Kubilay Erkan Yazıcı’nın yanı sıra görüntü yönetmeni Vedat Oyan, kurgu Umut Sakallıoğlu, yapımcı Mahpare Tanın ve oyuncular Güldestan Yüce, Turgay Atalay ve Elvin Köse, filmin kendine özgü üslubunu ve sinema anlayışını tartıştı. Yazıcı, sinemayı zaman-mekân birlikteliğiyle ilişkilendirdiğini ve bu filmi de zamanın kronolojik bir akış olarak değil, düşünmeye ve hakikatle bağ kurmaya yönelten bir metafizik varlık olarak gördüğünü ifade etti. Zamanı yakalamanın tek sanatının sinema olduğuna dair bu yaklaşım, izleyiciyle kurulan bağa vurgu yaptı. İki yapım da festivalin ulusal yarışmasında dikkat çekti ve gösterimler sonrası ekibin sorulara yanıtları, seyirciyle olan etkileşimi güçlendirdi. Bu süreçte filme dair üretim süreçleri ve anlatı kurulumları hakkında ayrıntılar paylaşıldı.
Ulusal Uzun Metraj Yarışması kapsamında iki film, izleyicilerle bir araya geldi. Bağlar, Kökler ve Tutkular ile Doğudan Fragmanlar, gösterim sonrasında yönetmenler, görüntü yönetmenleri ve yapımcılar ile katılımcı bir söyleşi gerçekleştirdi. İzleyiciler, karakterlerin yaşadığı zorluklar üzerinden ülkedeki göç ve savaşa dair farklı bakış açılarını dinledi. AKM Aspendos Salonu’ndaki gösterimde, Bağlar, Kökler ve Tutkular ekibi, gerçeğe yakın bir çalışma prensibiyle üretim yaptıklarını bildirdi. Yönetmen Terzioğlu, mekan ve kostüm seçimlerinde gerçekçilik için sıkı bir çaba gösterdiklerini belirtti. Bu yaklaşım, izleyicilere karakterlerin yaşamını daha inandırıcı kılmayı amaçladı. Hazel karakterine hayat veren Ezgi Yaren Karademir, rolünün gerektirdiği güç ve fedakârlıkları vurguladı: “Hazel, ailesinin yükünü omuzlayan ve kendi özgürlüğünü arayan bir kadının portresini çiziyor. Seyirci, karakterin yolculuğunu kendi bakış açısıyla şekillendirecek.” Doğudan Fragmanlar ise savaşla sarsılan bir kadının kaçışı ile Rus generalinin peşine düşen hayatta kalma mücadelesini konu alıyor. Yönetmen Yazıcı’nın sinema yaklaşımı, zamanı tek düz mantıkla değil, insanı ve hayal gücünü tetikleyen bir mekanizma olarak ele alıyor. Bu perspektif, filmin özgün üslubunu güçlendirdi.
Festivalin Ulusal Uzun Metraj Yarışması’nda iki film, seyirciyle buluştu ve gösterimlerin ardından yoğun soru-cevap bölümüne sahne oldu. Bağlar, Kökler ve Tutkular ile Doğudan Fragmanlar, gerçek mekanlar ve gerçek aksesuarlar kullanılarak doğallık hedefiyle üretildi. Ekipler, izleyicilerin merak ettiği konulara yanıt verirken, sinemaya dair üretim süreçlerini de paylaşma fırsatı buldu. Hazel karakterini canlandıran Ezgi Yaren Karademir, rolünün gerektirdiği güç ve dayanıklılığı, “Kendine güvenen bir yolculuğa çıktım; anne figürüyle karşılaşan bir kadının özgürlüğü için mücadele ettiği bir süreç bu” sözleriyle özetledi. Doğudan Fragmanlar’da ise yönetmen Kubilay Erkan Yazıcı, filmde zaman kavramını kronolojik akış olarak görmediğini ve zamanın insanı düşündüren, hakikatle bağ kurduran bir deneyim olduğunu belirtti. Görüntü yönetmeni Vedat Oyan ve kurgu Umut Sakallıoğlu da süreçte edinilen deneyimleri paylaştı. Her iki film de izleyiciyle kurduğu diyalog ve sahne arkası bilgilerle festivalin ulusal yarışma bölümünün dikkat çeken yapımları arasına girdi. Bu oturumlar, sinemanın gerçekçilik arayışına dair çeşitli perspektifler sunarak, izleyicinin filmler üzerinde düşünmesini teşvik etti.
Ulusal Uzun Metraj Yarışması kapsamında iki film, izleyicilerle bir araya geldi. Bağlar, Kökler ve Tutkular ile Doğudan Fragmanlar, gösterim sonrasında yönetmenler, görüntü yönetmenleri ve yapımcılar ile katılımcı bir söyleşi gerçekleştirdi. İzleyiciler, karakterlerin yaşadığı zorluklar üzerinden ülkedeki göç ve savaşa dair farklı bakış açılarını dinledi. AKM Aspendos Salonu’ndaki gösterimde, Bağlar, Kökler ve Tutkular ekibi, gerçeğe yakın bir çalışma prensibiyle üretim yaptıklarını bildirdi. Yönetmen Terzioğlu, mekan ve kostüm seçimlerinde gerçekçilik için sıkı bir çaba gösterdiklerini belirtti. Bu yaklaşım, izleyicilere karakterlerin yaşamını daha inandırıcı kılmayı amaçladı. Hazel karakterine hayat veren Ezgi Yaren Karademir, rolünün gerektirdiği güç ve fedakârlıkları vurguladı: “Hazel, ailesinin yükünü omuzlayan ve kendi özgürlüğünü arayan bir kadının portresini çiziyor. Seyirci, karakterin yolculuğunu kendi bakış açısıyla şekillendirecek.” Doğudan Fragmanlar ise savaşla sarsılan bir kadının kaçışı ile Rus generalinin peşine düşen hayatta kalma mücadelesini konu alıyor. Yönetmen Yazıcı’nın sinema yaklaşımı, zamanı tek düz mantıkla değil, insanı ve hayal gücünü tetikleyen bir mekanizma olarak ele alıyor. Bu perspektif, filmin özgün üslubunu güçlendirdi.
Festivalin Ulusal Uzun Metraj Yarışması’nda iki film, seyirciyle buluştu ve gösterimlerin ardından yoğun soru-cevap bölümüne sahne oldu. Bağlar, Kökler ve Tutkular ile Doğudan Fragmanlar, gerçek mekanlar ve gerçek aksesuarlar kullanılarak doğallık hedefiyle üretildi. Ekipler, izleyicilerin merak ettiği konulara yanıt verirken, sinemaya dair üretim süreçlerini de paylaşma fırsatı buldu. Hazel karakterini canlandıran Ezgi Yaren Karademir, rolünün gerektirdiği güç ve dayanıklılığı, “Kendine güvenen bir yolculuğa çıktım; anne figürüyle karşılaşan bir kadının özgürlüğü için mücadele ettiği bir süreç bu” sözleriyle özetledi. Doğudan Fragmanlar’da ise yönetmen Kubilay Erkan Yazıcı, filmde zaman kavramını kronolojik akış olarak görmediğini ve zamanın insanı düşündüren, hakikatle bağ kurduran bir deneyim olduğunu belirtti. Görüntü yönetmeni Vedat Oyan ve kurgu Umut Sakallıoğlu da süreçte edinilen deneyimleri paylaştı. Her iki film de izleyiciyle kurduğu diyalog ve sahne arkası bilgilerle festivalin ulusal yarışma bölümünün dikkat çeken yapımları arasına girdi. Bu oturumlar, sinemanın gerçekçilik arayışına dair çeşitli perspektifler sunarak, izleyicinin filmler üzerinde düşünmesini teşvik etti.








