Bu ay Sergi Konuşmaları kapsamında, Ahmet Yakupoğlu’nun resim sergisi “Bir Hezarfenin İzleri”nin yaratıcı süreci ve yaşam öyküsü ele alındı. Küratör Erkan Doğanay’ın moderatörlüğünde gerçekleştirilen söyleşide Beşir Ayvazoğlu, sanatçının karakterini ve üretim yolculuğunu derinlemesine inceledi. Program, Kazlıçeşme Sanat’taki mekanda 14 Mayıs Perşembe akşamı saat 19.30’da başladı.Yakupoğlu’nun görsel sanatlar ile müzik arasındaki köprüyü kuran çok yönlü sanat yolculuğu, bu panelde anekdotlarla zenginleştirildi. Moderatörlük görevi tekrar, serginin küratörü Erkan Doğanay’a düştü ve Ayvazoğlu, sanatçının özgün kişiliğine dair çarpıcı gözlemler paylaştı. “İstediği an fevkalade sanatkârane eserler üretebilen bir yetenek.” yorumu üzerinden Yakupoğlu’nun üretim evreleri ve estetik tercihleri vurgulandı.Ayvazoğlu’nun dikkat çektiği noktalar arasında, şehrin dokusu ile doğanın dokusunun bir araya geldiği peyzaj çalışmaları yer alıyor. Boğaziçi manzaralarını çağrıştıran eserlerinde bu etkilerin nasıl beslendiği, ayrıca portre ressamlığı konusundaki başarısı da konuşuldu. Güzel Sanatlar Akademisi’ne giriş süreci ve fevkalade görülen yeteneklerin bir araya gelmesi, Yakupoğlu’nun taşradan çıkıp sanat dünyasına adım atışını öne çıkaran temel noktalar olarak tartışıldı.Konuşmanın odak noktaları arasında, Süheyl Ünver’in 1941 yılında Yakupoğlu’nu keşfetmesi ve bu keşfin Akademi’ye kabul sürecine nasıl kapı araladığı; ayrıca Feyhaman Duran’ın yönlendirmesiyle sanatçının kariyerinin şekillenmesi yer aldı. Bu kritik dönemeçler, Yakupoğlu’nun taşradan çıkarak nasıl ulusal ve evrensel bir düzeye yükseldiğini gösterdi.
Kültür-Sanat
Yayınlanma: 20 Mayıs 2026 - 17:40
Bir Hezarfenin İzleri: Ahmet Yakupoğlu'nun Çok Yönlü Yolculuğu
Bir Hezarfenin İzleri: Ahmet Yakupoğlu’nun çok yönlü yolculuğu, sanat, düşünce ve keşiflerle dolu zengin bir portre sunuyor.
Kültür-Sanat
20 Mayıs 2026 - 17:40









