Siyasetin en temel kuralıdır: Dün "asla yan yana gelmez" denilenler, yarın aynı masanın etrafında memleket ya da parti geleceği için bir araya gelebilirler. Ne yazık ki günümüz siyasi ikliminde, bu gerçeği unutup anlık öfkelerle köprüleri yakanların sayısı hiç de az değil.
Bunun son örneğini, Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın’a yönelik eleştirilerin dozajında görüyoruz. CHP’nin bir neferi olarak partisinin her kademesinde emek vermiş bir ismin, önceki dönem Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile görüşmesini, onun yanında durmasını adeta bir "suç" gibi görenler, ağza alınmayacak ithamlarla faturayı Ahmet Akın’a kesmeye çalışıyor.
Oysa gözden kaçırılan çok net bir gerçek var: Siyasette diyalog kapılarını açık tutmak, bir bölünme değil; aksine birleştirici bir köprü olma çabasıdır.
Yarın; partinin geleceği, birlik ve beraberliği adına mevcut Genel Başkan Özgür Özel ile Kemal Kılıçdaroğlu bir noktada ortaklaşır ve bu uzlaşının mimarı, o çok eleştirilen Ahmet Akın olursa, bugün o ağır sözleri söyleyenler ne yapacak? "Partiye sahip çıkmak" maskesi arkasına sığınarak kendi belediye başkanını yıpratanlar, yarın o masanın sonuçları karşısında Ahmet Akın’ın yüzüne nasıl bakacak?
Siyasetçiler için dün ne ise bugün de odur: Yarın pişman olacağınız adımlar atmayın, köprüleri tamamen yıkmayın. Çünkü vefa ve parti içi barış, günübirlik rüzgarlara kurban edilemeyecek kadar kıymetlidir.








