Toplumda erkeklerde meme kanseri nadir görülen bir durum gibi düşünülse de son yıllarda kayda değer bir artış gösterdi. Acıbadem Ataşehir Hastanesi Onkoloji Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Fatih Aydoğan, Türkiye’de her yıl yaklaşık 25 bin kadında meme kanseri teşhisi konulduğunu; buna karşılık 200-250 erkekte bu hastalığın saptandığını belirtiyor. Genetik yatkınlık ve aile öyküsünün riski artırdığını vurgulayan Aydoğan, erkeklerde kanserin çoğu zaman geç fark edildiğini ve bunun da tedavi süreçlerini olumsuz etkilediğini ifade ediyor. Profesör, erkek meme kanserine yol açan temel 7 etkeni şöyle özetliyor: aşırı alkol tüketimi, fazla kilo ve obezite, hareketsiz yaşam tarzı, aile öyküsü ve genetik yatkınlık, ileri yaş, göğüs bölgesine radyasyon maruziyeti ve hormon dengesizliği ile ilgili durumlar. Ayrıca bazı endokrin bozuklukların, özellikle karaciğer hastalıklarının ve Klinefelter sendromunun bu riskleri artırabileceğini belirtiyor. Alkolün karaciğer fonksiyonlarını bozmasıyla östrojen seviyelerinin yükseldiğini ve bunun meme dokusunu olumsuz etkileyerek kanser riskini artırabildiğini ifade eden Aydoğan, kilo kontrolünün önemine dikkat çekiyor. Hareketsizliğin ise kilo artışına ve hormon dengesinin bozulmasına yol açtığını, düzenli yürüyüş ve egzersizin riski azalttığını belirtiyor. Ailede meme kanseri öyküsü olan erkeklerin riskinin yükseldiğini ve BRCA2 gibi genetik faktörlerin rol oynadığını sözlerine ekliyor. Seviyeli bir tedavi süreci için hastaların ileri yaşta bile riskleri anlamaları gerektiğini söyleyen Aydoğan, genellikle 60 yaş sonrası riskin arttığını ifade ediyor. Göğüs bölgesine radyoterapi geçmişi olanlarda da bu riskin yıllar sonra kendini gösterebileceğini vurguluyor. Aydoğan, erkeklerde hormon dengesizliğinin bazı durumlarda meme kanseri riskini artırdığını, karaciğer hastalıkları veya testosteron düşüklüğü gibi sorunların bu dengeyi bozabileceğini belirtiyor. Ayrıca bazı doğuştan gelen durumların da riskleri yükseltebileceğini ekliyor. Çalışmanın yalnızlık hissini ve sosyal desteğin kanser tedavisindeki rolünü vurguladığını söyleyen Prof. Aydoğan, tedavi sürecinde moral ve paylaşımın tıbbi tedavi kadar hayati olduğunu kaydediyor. Hastaların kendilerini anlayan yakınlarının varlığı, sağkalımı olumlu yönde etkiliyor ve bu destek aile, arkadaşlar veya hasta destek grupları gibi kaynaklardan gelebiliyor.
Sağlık
Yayınlanma: 04 Mart 2026 - 01:12
Erkeklerde Meme Kanseri: Risk Faktörleri, Yaşam Tarzı ve Psikososyal Destek
Erkeklerde meme kanseri için risk faktörleri, yaşam tarzı ve psikososyal destek bilgilerini tek bir rehberde keşfedin; farkındalık, erken teşhis ve başa çıkma stratejileri.
Sağlık
04 Mart 2026 - 01:12









