Estetik (kompozit) dolgular, diş renginizle bire bir uyum sağlayarak doğal diş dokusunu korur ve amalgam dolgulara göre daha az diş dokusu kaybı ile uygulanabilir. Kırılma riski düşük olan bu dolgu türleri, gerektiğinde tamamen sökülmeden onarılabilir ve metal içermediği için alerji riski düşük bir tedavi seçeneğidir. İstanbul Okan Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Restoratif Diş Tedavisi Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi Melek Çam’a göre, literatürde ortalama kullanım ömrü 5–10 yıl ve üzeri olarak geçmektedir; ancak dayanıklılık pek çok etkene bağlıdır.
> Hastanın ağız hijyenine gösterdiği özen, beslenme alışkanlıkları ve çiğneme kuvvetleri gibi faktörler dolgunun ömrünü doğrudan etkiler. Ayrıca dolgu yapılan dişin konumu ile kullanılan materyalin özellikleri, dolgunun dayanıklılığını belirler. Diş sıkma/gıcırdatma gibi parafonksiyonel alışkanlıklar ile tütün kullanımı da dolguların ömrünü olumsuz yönde etkileyebilir.Küçük Önlemler Büyük Tedavilerin Önüne Geçiyor Bu nedenle, dolgunun uzun ömürlü olması için günlük ağız bakımı kritik bir rol oynar. Aşağıdaki dört basit adım, uzun vadede tedavi başarısını artırır:
- Günde en az iki kez dişleri fırçalamak
- Diş ipi ve ara yüz temizliğine özen göstermek
- Sert cisimleri ısırmaktan kaçınmak
- Düzenli diş hekimi kontrollerini aksatmamak







