Üsküdar Üniversitesi NP Feneryolu Tıp Merkezi Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Serdar Nurmedov deprem gibi travmalardan sonra gençlerin çoğunun evlerine kapandığını ve bu durumun ardında yatan psikolojik süreçleri anlattı. Evden çıkmama davranışı, hayatta kalma amacıyla devreye giren bir koruma mekanizması olarak görülebilir. Bu savunma tepkisi, dış dünyayı tehlikeli görme eğilimini tetikleyebilir ve ev, güvenli alan olarak kişinin karar verici merkezi haline gelebilir. Böyle bir tablo genellikle akut stres yanıtı ve/veya travma sonrası stres bozukluğu ile ilişkilendiriliyor.Uzun süreli eve kapanmanın tek başına bir ruhsal bozukluğun belirtisi olmayabileceğini ancak bu durumun ruhsal sorunların gelişmesi için önemli bir risk faktörü olduğuna dikkat çeken Nurmedov, dışarı çıkmama hâlinin depresyon, kaygı bozukluğu, agorafobi veya sosyal fobi gibi durumların habercisi olabileceğini belirtti. Yaşanan umutsuzluk ve hayata karşı ilgisizlik hissi de eşlik ediyorsa, durumun daha yakından ele alınması gerektiğini vurguladı.Ailelerin yaklaşımı ise çok yönlü olmalı: onları sürekli sıkıştıran ya da tamamen özgür bırakan bir tutum pembelik taşımaz. Dijital dünyaya yönelimin artmasıyla bazı gençler gerçek dünyadan kopup sanal alanlarda uzun süre vakit geçirir hale gelebilirler. Bu durum, duygusal acıya karşı bir kaçış yöntemi olarak görülebilir ve zamanla sosyal becerilerin zayıflamasıyla Hikikomori benzeri izolasyon sürecine yol açabilir.Üniversite öğrencileri veya gençler için bu baskıyı hafifletmeye çalışırken zorlamak, direnci artırmaktan çok kişinin içine kapanmasını derinleştirebilir. Öte yandan, “bırakalım kendi kendine toparlasın” yaklaşımı da süreci uzatabilir. Ailelerin, kişinin duygularını yargılamadan dinlemesi, günlük küçük hedefler koyarak hayata dönmeye yönelik planlar yapması ve gerektiğinde bir uzmandan destek almasını teşvik etmesi önemlidir. Ancak azarlama, suçlama ya da zorla dışarı çıkarmaya çalışma asla uygun değildir.Kişi iki haftadan uzun süredir içe kapanmışsa durum ciddi olabilir. Uzun süreli evde kalmanın fiziksel sağlık üzerinde de olumsuz etkileri bulunur: uyku düzeni bozulabilir, iştah değişebilir ve kilo dalgalanmaları görülebilir. Kaygı ve depresyon belirtileri derinleşebilir, özgüven zedelenir ve sosyal hayattan tam anlamıyla kopuş yaşanabilir. Bu belirtiler olduğunda müdahalenin gecikmemesi gerekir; özellikle okul veya işten uzaklaşma, sosyal ilişkilerin tamamen kesilmesi veya gerçeklikten kopuş ifadeleri belirginleştiğinde durum acil olarak ele alınmalıdır.Evine kapanan birinin yanında travmanın görünmeyen enkazı altında nefes almaya çalışan birini görmek mümkündür. İlk adım olarak ruhsal durum muayenesinin önemli olduğu ve travmanın etkileri ile işlevselliğin ayrıntılı olarak değerlendirildiği üzerinde duruldu. Gerekli görüldüğünde ilaç tedavisiyle kaygı, uyku bozukluğu veya depresyon belirtileri kontrol altına alınabilir. Travmaya odaklı psikoterapiler, duygusal yükün işlenmesini kolaylaştırabilir ve günlük hayata yeniden katılım için kademeli sosyal aktivasyon planları uygulanabilir. Aile desteğinin doğru biçimde organize edilmesi de süreçte kritik bir rol oynar. Sonuç olarak, evine kapanan bir kişi tek başına tembel ya da isteksiz değildir; travmanın görünmeyen enkazı altında nefes almaya çalışmaktadır. Onu anlamak ve destek olmak, genelde iyileşmenin anahtarıdır.
Sağlık
Yayınlanma: 24 Ekim 2025 - 00:12
Evde Kapanmanın Ardında Yatan Travmanın Görünmeyen Enkazı: Gençlerde Deprem Sonrası Duygu ve Davranışlar
Deprem sonrası gençlerde duygusal tepkiler ve davranışlar: evde kapanmanın ardındaki travmanın görünmeyen yükünü keşfedin.
Sağlık
24 Ekim 2025 - 00:12









