İslamofobi dönemlerinde psikoloji, yalnızca bireysel yaşantıları inceleyen bir alan olmaktan çıkıp, devlet politikalarıyla ve toplumsal normlarla nasıl iç içe geçtiğini sorgulayan bir metin olarak karşımıza çıkıyor. Younis, psikolojinin laboratuvar gibi temiz bir alan olmaktan çıkıp siyasal pratiklerle kurduğu bağı irdelerken, neoliberalizm ve ırkçı söylemlerin ardında yatan dinamikleri açığa vuruyor. Terapi kavramının toplumsal sorunları bireye hapsedme eğilimini eleştirirken, zıt bir bakışla toplumsal adaletin gereğini hatırlatıyor. Psikoloji, bireyin iç dünyasına odaklanırken bile yapısal eşitsizlikleri görünmez kılma potansiyeline sahip olduğuna dikkat çekiliyor. Bu yüzden acıyı sadece kişisel bir deneyim olarak değil, politik ve sosyal karşılıkları olan bir tepki olarak görmek gerekiyor.Yazar, yaygın terapi anlayışının sınırlarını sorgulayarak, bireylerin acısını sosyal ve politik bağlarla dönüştüren süreçleri ayrıntılarla ele alıyor. Okur, psikolojinin ne ölçüde toplumsal güçlerle şekillendiğini ve bu güçlerle başa çıkmanın hangi yollarla mümkün olduğunu merak ederken, eserin çağrısı daima politik farkındalığı artırmaya yöneliktir. Toplumsal sorunları ayrı bir cümlede kaldıramayan ve bunun yerine psikolojiyi politika ile bağlayan bir bakış açısı sunan bu çalışma, günümüz dünyasında psikolojinin rolüne dair kritik bir farkındalık yaratmayı amaçlar. Okuyucu bu eserde psikolojinin sınırlarını yeniden düşünmeye davet edilir; çünkü yalnızca bireysel iyileşmenin ötesinde, yapısal adaletin de gündemde olması gerekir.Kitaptan alınan bir pasaj, uzun yıllar boyunca İslamofobi ve psikoloji üzerine yazılar yazan birinin, çalışmasının klasik bir deklarasyonla başlaması gerektiğini düşündüğünü, ama eserin bu formdan saparak farklı bir yol izlediğini gösterir. Bu tercih, ırkçılığın ruh sağlığı üzerindeki etkilerini sahici bir şekilde ele almak için gerekli olan farklı bir bakış açısı sunar. Kuzey’in küresel dinamiklerinde Müslümanların karşılaştığı riskler ve mevcut iyileştirme çabalarının zorlukları, bu eserde politik bir dönüşüm çağrısına dönüşür. Bu bağlamda, kurumlar ve yapılar üzerinden ilerleyen bir iyileştirme çabası, bireysel deneyimlerin ötesinde bir dayanışma ve değişim ihtiyacını işaret eder.Yazar Hakkında: Dr. Tarek Younis, Middlesex Üniversitesi’nde kıdemli bir psikoloji öğretim üyesidir. İslamofobiyle ilişkili ruh sağlığı sorunları, ırkçılığın klinik alanlardaki etkileri ve güvenlik odaklı yapılandırmalar üzerine çok yönlü araştırmalar yapar. Kültür, din, küreselleşme ve güvenlik politikalarının ruh sağlığı üzerindeki etkilerini inceleyen dersler verir ve klinik pratiğinde ırkçılık ile şiddet deneyimlerini önceliklendirir.
Kültür-Sanat
Yayınlanma: 02 Temmuz 2026 - 12:40
İslamofobi Zamanlarında Psikoloji: İkilemler ve Yapısal Eleştiri
İslamofobi zamanlarında psikoloji: ikilemler, önyargılar ve yapısal eleştiriyle güvenli iletişimi inceleyen derin bir analiz.
Kültür-Sanat
02 Temmuz 2026 - 12:40









