Balıkesir Büyükşehir Belediyesi Başkan Danışmanı Prof. Dr. Arman Zafer Yalçın, 3 Haziran itibarıyla görevinden istifa ettiğini duyurdu. Yalçın, kamuoyuna süslü cümlelerle servis ettiği açıklamasında; istifasını "siyasi duruş", "vicdani sorumluluk" ve "başkanla ortak anlayışın yitirilmesi" gibi iddialı gerekçelere dayandırdı. "Kişisel hesaplaşmam yok, değerlerime sadık kalıyorum" diyerek belediye yönetimiyle köprüleri attığını ilan etti.
Bu Ne Çelişki? Hem "Duruş" Hem "Koltuk" Arayışı!
Ancak madalyonun arkası çok geçmeden aralandı. Kulislere sızan bilgilere göre, "Siyasi duruşum belediyede çalışmama engel" diyen Yalçın’ın, hemen ardından Balıkesir Kent Konseyi Başkanlığı için hazırlıklara başladığı iddia edildi.
Tam bu noktada sormak gerekiyor: Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu?
Belediye Başkanıyla Çalışamıyorsan, Konseyde Ne İşin Var? Kent konseyleri, doğası gereği doğrudan Büyükşehir Belediye Başkanı ve yönetimiyle tam koordinasyon içinde, uyumla çalışmak zorunda olan yapılardır.
İlkeler Sadece Danışmanlıkta mı Geçerli? "Siyasi duruşum ve vicdanım elvermiyor" diyerek belediyeden ayrılan bir ismin, yine aynı belediyenin gölgesindeki Kent Konseyi koltuğuna göz dikmesi nasıl bir "ilkelilik" anlayışıdır?
Şimdi soralım; Sayın Yalçın, belediye yönetiminin siyasi çizgisini gerçekten içinize sindiremediğiniz için mi istifa ettiniz, yoksa Kent Konseyi Başkanlığı için kendinize daha "bağımsız" bir sıçrama tahtası mı hazırlıyorsunuz?
Siyasi duruş ve vicdan, işine gelen koltuğu seçip işine gelmeyenden kaçma lüksü tanımaz!









