Her yıl dünya genelinde jinekolojik kanser tanısı konulan kadınların sayısı ile ilgili veriler dikkat çekicidir; Türkiye’de de benzer bir tablo gözlenmekte ve bu kanser türleri erken tarama ve muayene ile yakalanabildiğinde yaşam şansı artmaktadır. Acıbadem Altunizade Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum / Jinekolojik Onkoloji Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Serkan Erkanlı, rahim ağzı, rahim ve yumurtalık kanserlerinin en sık görülen jinekolojik kanserler olduğunu belirterek, küresel ölçekte rahim ağzı kanseri oranlarının son yıllarda arttığını, ancak gelişmiş ülkelerde tarama ve aşı uygulamalarıyla bu artışın önemli ölçüde engellendiğini belirtiyor. Ayrıca rahim kanseri sıklığında dünyada ve Türkiye’de artış görüldüğünü, bunun başlıca nedenleri olarak obezite, sağlıksız beslenme ve kansere yol açabilen maddelere daha fazla maruz kalmayı işaret ediyor.Ülke genelinde jinekolojik kanserlerin yüksek ölüm oranlarına sahip olduğu doğru olsa da erken teşhis ve uygun tedavi yaşamı kurtarmaktadır. Prof. Dr. Serkan Erkanlı, kadınlarda jinekolojik kanserleri önlemede veya erken teşhiste düzenli jinekolojik muayenelerin ve tarama programlarının son derece önemli olduğuna vurgu yapıyor. Erkanlı, ergenlik döneminde başlanması uygun görülen muayenelerin yılda bir olarak sürdürülmesini, bu muayenelerde yaşı ve kişinin özel durumu doğrultusunda jinekolojik muayene, ultrason ve tarama testlerinin uygulanmasını öneriyor. Özellikle Pap Smear ve HPV taramalarının farkındalıkla yapılmasının hayat kurtarıcı olduğuna dikkat çekiyor.RAHİM AĞZI KANSERİ Dünya genelinde kadın kanserleri içinde dördüncü sırada yer alan rahim ağzı kanseri, Türkiye’de yılda yaklaşık 2 bin 500 kadına teşhis konulmaktadır. Bu kanserin en önemli risk faktörü yüksek riskli HPV enfeksiyonudur; virüs, rahim ağzı dokusunda hücresel değişikliklere yol açarak kanser gelişimini tetikleyebilmektedir. Sigara kullanımı, erken yaşta cinsel ilişki, çok sayıda partner gibi faktörler de riski artırır. Aşılama, özellikle HPV aşısı, rahim ağzı kanserine karşı en etkili korumayı sağlar ve aşı 11-12 yaşlarda başlanmasıyla en yüksek korumayı sunar; 13-26 yaş aralığında da uygulanabilir. 26 yaşından sonra bazı durumlarda 45 yaşına kadar devam edilebilir.PAP Smear ve HPV taraması şart! HPV aşısı kanseri tamamen önleyemese de tarama programlarıyla riskli değişimleri tespit etmek mümkün olduğundan, aşı sonrasında da rutin taramaların sürdürülmesi hayati öneme sahiptir. Rahim ağzı kanseri tarama sıklığı şu şekilde özetlenebilir: 21 yaşında PAP Smear ile başlanması ve 65 yaşına kadar her 3 yılda bir tarama yapılması; 30 yaşından itibaren ise HPV testiyle primer tarama tercih edilir. HPV testinin normal sonuçlanması halinde sonraki tarama yaklaşık 5 yılda bir uygulanabilir; riskli durumlar veya olumsuz sonuçlar halinde tarama sıklıkları kısaltılabilir. Bu süreçte rahim ağzı kanseri öncüsü lezyonlar, anormal hücresel değişimlerin alınmasıyla etkili biçimde tedavi edilebilir ve erken teşhis durumunda kurtarma oranı %95’in üzerinde olabilir.RAHİM KANSERİ Rahim kanseri, Türkiye’de jinekolojik kanserler arasında en sık görülen tip olup her yıl yaklaşık 7 bin 800 kadında teşhis edilmektedir. Özellikle menopoz dönemiyle ilişkili olarak estrojen hormonu maruziyeti risk faktörlerinden biridir ve obezite, dışarıdan alınan hormonlar ve yumurtalıkta oluşan tümörler de bu riski artırabilir. Adet kanamalarında anormallik, gecikmiş menopoz veya erken yaşta adet görmenin de risk faktörleri arasında olduğu vurgulanır. Anormal vajinal kanama, rahim kanserinin en belirgin belirtisidir ve bu belirtide mutlaka bir jinekolojik muayene önerilir. Erken evrede yakalanan rahim kanseri tedavisi genellikle yüksek oranda başarıyla sonuçlanır ve cerrahi tedavinin ardından ek tedavi seçenekleri belirlenir.YUMURTALIK KANSERİ Yumurtalık kanseri, dünyanın ve Türkiye’nin jinekolojik kanserlerinde rahim ağzı ve rahim kanserinden sonra en sık görülen üçüncü kanser türüdür; Türkiye’de yılda yaklaşık 4 bin kadına teşhis konur. Üç ana kategoriye ayrılan bu kanserin risk faktörleri arasında ileri yaş, ailede meme-yumurtalık kanseri öyküsü, hiç doğum yapmamış olmak ve adet yaşının erken başlaması ile geç menopoz yer alır. Düzenli muayene ile erken teşhis önemli bir rol oynar ve erken evrelerde tedavi başarısı yaklaşık %90’a ulaşabilir. Standart tedavi cerrahiyle yumurtalıklar, rahim ve omentumun çıkarılması ile lenf bezlerinin değerlendirilmesini kapsar; durum gerektirdiğinde kemoterapi veya hedefli tedaviler uygulanabilir.Kaynak: BYZHA (Beyaz Haber Ajansı)
Sağlık
Yayınlanma: 18 Eylül 2025 - 15:48
Jinekolojik Kanserler: Erken Teşhis ve Tarama Önemi – Prof. Dr. Serkan Erkanlı görüşleriyle
Jinekolojik kanserlerde erken teşhis ve tarama önemi; Prof. Dr. Serkan Erkanlı görüşleriyle güvenilir rehber.
Sağlık
18 Eylül 2025 - 15:48









