Garanti BBVA tarafından kurulan Salt’ın yeni yayını Moni, sanatçı Salim Özgilik’in sahneye koyduğu üretim dilini iki dille yeniden ele alıyor. Türkçe ve İngilizce olarak yayımlanan bu kitaplar, Moni’nin provokatif ve katılımı talep eden çalışmalarının ayrıntılı bir haritasını sunuyor. Yayın, Moni’nin ilk kitabı Moni ‘89 ile Salt Araştırma arşivinin derin bir birikimini temel alıyor ve sanatçının resimden duvar resmine, enstalasyonlardan performans ve happening’e uzanan geniş üretim yelpazesini sanat tarihi bağlamına yerleştiriyor. Salt ile birlikte yürütülen bu proje, Sezin Romi’nin ifadesiyle performans sanatının tarihi ve disiplinler arası ilişkiler bağlamında yeni okuma ve yorumlar için bir referans olmayı hedefliyor. Ali Cindoruk’un tasarladığı yayın, Moni’nin pratiği üzerinden Türkiye’de performans sanatının gelişimini gösterirken özellikle genç sanatçılara alan açan yönlerini vurguluyor.Yayında Aslıhan Demirtaş, Bora Gürdaş, Catherine Spencer, Sevi Bayraktar ve Suzana Marjanić’in yazıları bir araya geliyor. Moni’nin Ankara’dan New York’a uzanan pratiği, bu yazılar eşliğinde bir dizi manifesto ile inceleniyor. Performans sanatı tarihinden karşılaştırmalı okumalar başlığını taşıyan bölümlerde Gürdaş, Demirtaş ve diğer yazarlar Türkiye’deki sanat tarihinin hafızasında Moni’nin konumunu derinlemesine irdeliyorlar. Özellikle başkentin kamusal alanlarında yürüttüğü çalışmalar ve bu alanların dönüşümü üzerinden incelemeler dikkat çekiyor. Catherine Spencer, Moni’nin buluntu nesnelere dayalı üretimlerini Kaprow ve Schneemann ile karşılaştırıyor; Sevi Bayraktar ise pratiği Türkiye’de sanat ve siyaset ekseninde değerlendirerek performans ve happening tarihine bakıyor. Suzana Marjanić ise 1980’ler ile 1990’lar arasındaki Hırvatistan’daki performans karşılaştırmalarını ve sokak sergileriyle kesişimlerini ele alıyor.Yayın kapsamında 1989’da başlayan ve güncellemelerle 2025’e uzanan biyografisi de metinlere eşlik ediyor. Sezin Romi ile sanatçının “Moni’nin Hikâyesi” adlı söyleşisi ise inceleme yazılarını tamamlıyor. Moni’nin tarihsel yolculuğunda atık objeler, kıyıdaki düşünceler ve kitapta kalan kavramlar belirleyici bir yer tutuyor; bu yaklaşım, duvar resimlerinden enstalasyon ve performansa kadar uzanan üretimlerin zeminini oluşturuyor. 1992’de New York’a taşınan Moni, The City College of New York’ta yüksek lisans yaparken East Village’da Earthdance grubuna katılarak hareket odaklı performanslara yöneldi. Türkiye ve dünyadaki deneyimlerinin izlerini taşıyan sanatçı, 2000’lerden sonra yeniden üretime dönmüş gibi görünse de güncel pratiğinde Kaş ve Los Angeles’ta yaşamına devam ediyor. Son iki yılda yeniden üretime odaklanan Moni, atölyede daha çok zaman geçirmeyi, çeşitli yerlerden malzeme toplamayı ve biriktirmeyi sürdürüyor. “Heyecan veren ve cesaret gerektiren işlerim hâlâ hayatta; buna şahit olanlar bana destek oluyor ve daha fazlasını yapmam için motive ediyor” diyor. Salt Galata’da gerçekleştirilecek bir söyleşide Küratör, yazar ve eğitmen Vasıf Kortun, Moni ile uzun yıllara yayılan pratiğini sohbet hâlinde ele alacak. Etkinlik, sanatçının gençlik yıllarından bugüne uzanan süreci ve bugün aldıkları izleri birlikte tartışmayı amaçlıyor. Ayrıntılı bilgi için saltonline.org adresine başvurabilirsiniz.
Kültür-Sanat
Yayınlanma: 19 Ekim 2025 - 06:48
Moni'nin Pratiğini Salt'a Taşıyan Moni: Atık Obje ve Kamusal Alanın Hikâyesi
Moni’nin pratiğini Salt’a taşıyan bu iş, atık obje ve kamusal alanın birleşiminde yaratıcı bir hikâye sunuyor; sürdürülebilirlik ve hafıza odaklı bir deneyim.
Kültür-Sanat
19 Ekim 2025 - 06:48









