1500. Nebevî Mevlid anısına Üsküdar Üniversitesi’nin bünyesinde gerçekleşen ve “Nebevî Mirasın Işığında İslam Medeniyeti” temasıyla yürütülen üç günlük sempozyum, Üsküdar NP Sağlık Yerleşkesi İbni Sina Oditoryumu’nda 26-27 Haziran 2026 tarihlerinde düzenlendi. Amaç, Nebevî miras perspektifiyle ahlaki, sosyal ve çevresel krizlere çözüm önerileri sunmaktı ve sempozyum bu hedefe vurgu yapan kapsamlı bir manifesto ile sona erdi.
Manifesta, varlık ve anlam başlığı altında nübüvvetin evrensel rehberliğini hatırlatarak, bilimin ve teknolojinin only vahyin belirlediği etik çerçeveyle ilerlemesi gerektiğini ifade eder. Merhamet kavramı, bireysel erdemden öte medeniyetin temel taşlarından biri olarak sunulur; insan, hayvan ve doğa inclusive koruma ve sorumluluk bilinciyle hareket eder. Toplumsal dönüşüm, insan onuru, can ve mal dokunulmazlığı, eşitlik ve adalet ilkelerini merkez alır; emanet bilinci ve hesap verebilirlik bu dönüşümün yapı taşlarıdır.
Manifestoda ailenin toplumun temel taşı olduğu notu güçlü biçimde vurgulanır; dijital çağın getirileriyle gelen zorluklara karşı sevgi, güven ve merhametle örülü bir aile yapısının korunması gerektiği ifade edilir. Gençlere yönelik mesajlarda iradeyi güçlendirme; dijital bağımlılıklardan uzak durma ve bilgiyle birlikte ahlaki değerleri öne çıkarma tavsiye edilir. Yapay zekânın, insanlık yararına, mahremiyet ve vicdan sınırları içinde kullanılmasının önemi özellikle belirtilir.
Raporda, modern dünyanın karşı karşıya olduğu manevi ve sosyal krizlerin çözümünün Nebevî mirasın sunduğu rahmet, adalet ve tevhit ilkelerinde yattığına işaret edilir. Hz. Muhammed’in (s.a.v.) örnekliğinde, Kur’an’ın nurunun kâinata ve topluma bakışımızı dönüştürdüğü, her varlık için anlam taşıdığı vurgulanır. Öğütler, sadece geçmişe değil, geleceğin medeniyetinin inşasına da yöneltilir; bu yüzden sarsıcı meseleler karşısında merhamet ve sorumluluk asıl referanslar olarak öne çıkar.
Manifesta, varlık ve anlam başlığı altında nübüvvetin evrensel rehberliğini hatırlatarak, bilimin ve teknolojinin only vahyin belirlediği etik çerçeveyle ilerlemesi gerektiğini ifade eder. Merhamet kavramı, bireysel erdemden öte medeniyetin temel taşlarından biri olarak sunulur; insan, hayvan ve doğa inclusive koruma ve sorumluluk bilinciyle hareket eder. Toplumsal dönüşüm, insan onuru, can ve mal dokunulmazlığı, eşitlik ve adalet ilkelerini merkez alır; emanet bilinci ve hesap verebilirlik bu dönüşümün yapı taşlarıdır.
Manifestoda ailenin toplumun temel taşı olduğu notu güçlü biçimde vurgulanır; dijital çağın getirileriyle gelen zorluklara karşı sevgi, güven ve merhametle örülü bir aile yapısının korunması gerektiği ifade edilir. Gençlere yönelik mesajlarda iradeyi güçlendirme; dijital bağımlılıklardan uzak durma ve bilgiyle birlikte ahlaki değerleri öne çıkarma tavsiye edilir. Yapay zekânın, insanlık yararına, mahremiyet ve vicdan sınırları içinde kullanılmasının önemi özellikle belirtilir.
Raporda, modern dünyanın karşı karşıya olduğu manevi ve sosyal krizlerin çözümünün Nebevî mirasın sunduğu rahmet, adalet ve tevhit ilkelerinde yattığına işaret edilir. Hz. Muhammed’in (s.a.v.) örnekliğinde, Kur’an’ın nurunun kâinata ve topluma bakışımızı dönüştürdüğü, her varlık için anlam taşıdığı vurgulanır. Öğütler, sadece geçmişe değil, geleceğin medeniyetinin inşasına da yöneltilir; bu yüzden sarsıcı meseleler karşısında merhamet ve sorumluluk asıl referanslar olarak öne çıkar.








