Kadir Has Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Merkezi (PDRM) uzmanları, sınav dönemlerinde öğrencilerin zihinsel yükünü ve erteleme döngüsünü yakından dikkate alıyor. Sınav stresi, çoğu zaman sınavın kendisinden çok, akılda tekrar eden umut kırıcı düşüncelerin büyümesiyle ağırlaşıyor. “Başlayamıyorum”, “Yetişemeyeceğim”, “Başarısız olacağım” gibi iç konuşmalar giderek daha sıklaşırken çalışmak zorluk kazanıyor. Oysa bir anı beklemek yerine, kısa ve net bir başlangıç yapmak bu zihinsel yükü hafifletmede en etkili yol olarak öne çıkıyor. Uzmanlar, yalnızca 5 dakikalık dürüst bir başlangının bile erteleme halkasını kırdığını ve kontrol duygusunu yeniden kazandırdığını dile getiriyor. Uf’lama balonu: Sınavdan ağır gelen düşünceler Öğrenciler, bir dersin başında ya da kendi performansları hakkında eleştirel ve süreci zorlaştıran tekrarlayıcı düşüncelerle karşılaşabiliyor. “Bu ders nasıl bitecek?”, “Sınavda kesin başarısız olacağım” gibi uflamalar, zihinsel yük olarak büyüyor ve başlangıç sürecini daha da zorlaştırıyor. Bu durum, balonun şişmesi gibi düşüncelerin sınav çalışmasının etrafında şekillenmesini ve zamanla sınavın kendisinden bile ağır hale gelmesini tetikliyor. Ancak uzmanlar, bu olumsuz düşünceleri büyütmemeyi, küçücük bir adımla başlayabilmenin yaratacağı rahatlama hissini hatırlamanın önemini vurguluyor. Kaçamaksız bir başlangıç Sınav dönemlerinde, dürüst ve kaçamaksız bir başlangıç yapmak büyük fark yaratır. Sadece 5 dakikalık bir başlangıç bile zihinde büyüyen engelleri küçültir ve uflamaların oluşturduğu balonun sönmesini sağlar. Bu kısa sürenin, öğrencinin stresini azaltmasına ve çalışmaya devam edebilmesine olanak tanır. Çalışma ortamını dikkat dağıtıcı unsurlardan arındırmak, başlangıç sürecini kolaylaştırır; telefonu başka bir odaya bırakmak veya odaklanmayı sağlayacak bir masa düzeni kurmak bu sürece destek verir. Doğru anın beklenmesi yerine küçük adımlar “Kendimi motive olduğumda başlarım” gibi görüşler sık görülen erteleme nedenlerindendir. Çoğu zaman enerji veya motivasyon yetersizliği gerekçe gösterilir; “Bugün yorgunum, bir şey yapmaya halim yok, yarın bakarım” gibi düşüncelerle işler ertelenir. Ancak çoğu görev için %100 hazır olmak gerekmez; az da olsa bir adım atmak yeterlidir. Tam anlamıyla hazır olma hâli, sürekli ileriye taşınan hayali bir eşik gibi görünür. Ders çalışırken de her zaman yüksek enerjiye ihtiyaç yoktur; daha az enerjili zamanlarda bile yapılabilecek küçük ve yönetilebilir işler bulunabilir. İlk adımın gücü Sınav dönemi kaygıları ve endişeler çoğu kez zihinde tek bir ağır yük olarak hissedilir. Ancak bu yükü devasa bir dağ olarak görmek yerine, ilk dokunuşu küçük bir adımla atmak, süreci daha yönetilebilir kılar. Erteleme, kısa vadeli rahatlık sunduğu için alışkanlık haline gelebilir; fakat bu durum uzun vadede görevleri arka planda büyütür. “Herkes sınav hakkında konuşuyor, ben hâlâ başlamadım” diye düşünmek, ertelenen işleri birikime dönüştürür. Uzmanlar, bu işleri küçücük bir ilk adımla bile olsa harekete geçirmenin, erteleme döngüsünü kıracağını ve stresin azalmasına, kontrol duygusunun geri kazanılmasına katkı sağlayacağını vurgular. Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Eğitim
Yayınlanma: 24 Şubat 2026 - 04:12
Sınav Kaygısını Azaltan 5 Dakikalık Başlangıç: Ertelemeyi Yenmenin Pratik Yolu
Sınav kaygısını azaltan 5 dakikalık başlangıçla ertelemeyi yenin ve pratik yollarla sınav başarısını güçlendirin.
Eğitim
24 Şubat 2026 - 04:12









