Üsküdar Üniversitesi’nin NP Sağlık Yerleşkesi’nde gerçekleşen IX. Türkiye’de İş Sağlığı ve Güvenliği Alanında Yaşanılan Sorunlar ve Çözüm Önerileri Sempozyumu, güvenlik kültürünü güçlendirmeye odaklanan eğitimlerle zenginleşti. Sempozyum, akademisyenler, kamu ve özel sektör temsilcileri ile iş güvenliği uzmanlarını bir araya getirerek kazaların azaltılması ve güvenli çalışma ortamlarının kurulmasına yönelik çok yönlü tartışmalara ev sahipliği yaptı.Etkinlikte iş kazalarının sebepleri ve önlenebilirlikleri, kurumsal güvenlik kültürünün sürekliliği, psikososyal riskler ve dijitalleşmenin madencilik ile inşaat sektörlerindeki uygulamalara etkisi gibi konular öne çıktı. Açılış konuşmalarında Sempozyum Yürütücüsü Dr. Öğr. Üyesi Sertaç Temur ile Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Rüştü Uçan, ve Dekan Prof. Dr. Arif Aktuğ Ertekin, güvenliğin toplumun tüm katmanlarında ortak bir hedef olarak ele alınması gerektiğine vurgu yaptılar.İş Sağlığı ve Güvenliği ülkenin toplumsal gündeminin kilit bir unsuru olarak değerlendirildi ve Ertekin, 2012–2013 yıllarında başlayan lisans programının bugün sempozyumun dokuzuncu kez düzenlenmesini sağlayacak istikrarlı bir kurumsal kültüre dönüştüğüne dikkat çekti. Üç önemli başlıksa: daha güvenli çalışma hayatı için alınan önlemler, kayıt dışı çalışma ve göçmen işçilerin durumları ile teknolojik gelişmelerin iş güvenliğine etkisi olarak özetlendi.“Bu dönemde 2024 yılında 700 binden fazla iş kazası kaydedildi” diyen konuşmacılar, çocuk ve göçmen işçilere dair kayıpların da ciddi boyutlarda olduğunu belirttiler. Raporlarda ölümlerin çoğunun önlenebilir olduğu ve teknolojik ilerlemelerin bu kayıpları engelleyemediği vurgulandı. Bu durum, toplumun tüm kesimlerinin güvenlik kültürüne daha güçlü bir şekilde sahiplenmesi gerekliliğini ortaya koydu.Robotik ve standartlar: Türkiye’nin güvenlik gündemi kapsamında Uçan, robotsel ilerlemeler için Türkiye Standartları Enstitüsü’nün Ayna Komitesi’ne dahil olduklarını ve Nisan ayındaki çalıştay ile uluslararası uzmanlarla birlikte ülke standartlarını güçlendirmeyi hedeflediklerini açıkladı. Ayrıca deprem erken uyarı sistemlerinin hayati öneme sahip olduğuna değinilerek, bu erken uyarıların yaygınlaştırılması için teknik çözümlere ihtiyaç duyulduğu ifade edildi.Güvenlik kültürü temasıyla öne çıkan bu yılki programda, Temur güvenlik kültürünün temellerinin değerler üzerinde şekillendiğini belirtti. İnsan hayatını korumanın temelinde güvenli çalışma alışkanlıkları ve nesiller arası bilgi aktarımının kritik rolü vurgulandı. Sempozyumun ilerleyen yıllarda da bu alanda kalıcı bir akademik çıktı üretmesi hedefleniyor.Katılımcılarla yapılan değerlendirmelerde, her yıl sektör temsilcilerinin katılımı ve deneyim paylaşımı sayesinde karşılıklı bir öğrenme süreci oluşturulduğu kaydedildi. Bir önceki kuşaktan gelen metotlar ile güncel uygulamaların karşılaştırılması, eksiklerin belirlenmesi ve yeni standardizasyon çalışmaları için zemin hazırladı.Etkinliğin günlük akışı üç oturum halinde sürdü ve her oturum, güvenlik kültürüyle ilgili pratik konulara odaklandı. Oturumlarda iş güvenliği yöneticileri ve teknik uzmanlar senaryolar üzerinden riskleri ve çözüm önerilerini paylaştı. Ayrıca sempozyumun, mesleki eğitim ve araştırma alanında uzun soluklu bir çıktı üretmesini sağlayan e-kitap ve diğer dijital materyallerin erişime açılması üzerinde duruldu.
Gündem
Yayınlanma: 22 Şubat 2026 - 08:24
Türkiye'de İş Sağlığı ve Güvenliğinde Güvenlik Kültürü ve Yenilikçi Yaklaşımlar Sempozyumu: Eğitimler, Uygulamalar ve Kritik Noktalar
Türkiye’de İş Sağlığı ve Güvenliğinde güvenlik kültürü, yenilikçi eğitimler, uygulamalar ve kritik noktalar sempozyumu hakkında güncel içgörüler ve pratiğe dönük çözümler
Gündem
22 Şubat 2026 - 08:24









