Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin son yarışma gösterimleri, Atatürk Kültür Merkezi (AKM) Aspendos ve Perge salonlarında seyirciyle buluştu. Gösterimlerin ardından film ekipleri, izleyicilerin sorularını yanıtladı ve çeşitli yönleriyle filmlerin üretim süreçleri hakkında bilgiler paylaşıldı.Hasan Tolga Pulat’ın yönettiği Parçalı Yıllar, günün ilk Ulusal Yarışma filmi olarak öne çıktı. AKM Aspendos Salonu’nda gerçekleşen gösterimin ardından Pulat, görüntü yönetmeni Serdar Ünlütürk ve oyuncular Yetkin Dikinciler ile Levent Özdilek söyleşiye katıldı. Film, dönemin erotik sinema dönemine ilişkin toplumsal bir bellek sunuyor ve kişiler arasındaki çatışmaların ışığında bir babanın doğruları ile gerçekler arasındaki gerilimi betimliyor. Pulat, bu temayı yıllar içinde nasıl geliştirdiğini şu sözlerle özetledi: “2005’ten beri erotik film dönemiyle ilgili bir şey yapmak istiyordum. Hikâye evrildikçe, bir karakterin hayatın gerçekleriyle kendi doğruları arasındaki çatışmayı merkeze aldım.”Başrolde Yetkin Dikinciler’in bulunduğu film, yalnızca bireysel değil toplumsal bir analiz de sunuyor; önyargıları parçalamaya çalışmanın gerekliliği üzerinde duruluyor. Dikinciler, karakterinin çatışmalarını şu sözlerle ifade etti: “İnsanlar idealleriyle, yaşam gerçekleri arasındaki mücadeleyle daima karşı karşıya kalıyorlar.” Ayrıca Levent Özdilek’in, 1975-1980 döneminin deneyimlerini yansıttığı söyleşi, sinema ile siyasetin ilişkisindeki zorlukları gözler önüne serdi. Oyuncu bu dönemde yaşadıkları zorlukları, yapım sürecinde karşılaştıkları baskılarla ilişkilendirdi ve setteki deneyimini paylaştı.Günün diğer Ulusal Yarışma filmi En Güzel Cenaze Şarkıları için yapılan söyleşilerde, yönetmen Ziya Demirel ile oyuncular Esra Dermancıoğlu, Halil Babür, Gözde Mutluer, Hidayet Tili, Nalan Kuruçim, Çağdaş Ekin Şişman, Ayça Damgacı ve Özer Keçeci bir araya geldi. Demirel, farklı öykülerin bir araya geldiği bu işe dair şu açıklamayı yaptı: “Kimlik dolandırıcılığı ve yakından bakınca birbirinden kopuk görünen öyküler, sonunda birleşen bir anlatı kurdu.” Oyuncular ise doğaçlama süreçleri ve yönetmenin yönlendirmelerinin, karakterlerin inşasında ne kadar etkili olduğunu dile getirdi. Dermancıoğlu, sahnelere bakışının, yönetmenle uyum içinde ilerlediğini belirtti ve doğaçlamanın güvenli bir platformda nasıl verimli hale geldiğini vurguladı.Uluslararası Yarışma’da ise The Currents filmiyle dikkat çeken yönetmen Milagros Mumenthaler’in çalışması, Lina isimli başrol karakterinin içsel yolculuğunu anlatıyor. Başrol oyuncusu Isabel Aime Gonzalez Sola, rolüne dair süreci şöyle özetledi: “Lina’nın yolculuğu içten gelen bir arayış; dışa vurumu ise bu içsel fırtınanın dışa yansıması.” Ayrıca festivalin belgesel dalında ise Keçi 501 dikkat çekti. 500 keçinin bulunduğu Doğu Karadeniz yaylalarında yaşayan Cengiz Taşçı’nın hikâyesini konu alan bu belgeselde ekip, günlük yaşam pratiklerini ve hayvan hareketlerini kaydederken karşılaştıkları zorlukları aktardı. Yönetmen Evrim Çervatoğlu, çekimler sırasında karşılaşılan hava koşulları ve doğal ortamın yarattığı zorlukları şu sözlerle paylaştı: “Karlı günler, farklı açılar ve eşsiz anlar yakalamak için adeta gerilla tarzı çalışma gerektirdi.” Belgeseli izleyenler arasında yer alan Ahmet Seyrekbasan ise bu çalışmanın kalbinde durdu; şu ifadelerle ekibi övdü: “Nefis bir belgesel izledik; yarışmacılar arasındaki dayanışmayı görmek sevindirici.”
Kültür-Sanat
Yayınlanma: 10 Kasım 2025 - 11:24
Ulusal ve Uluslararası Yarışmalarda Antalya Altın Portakal Festivali'nde Son Gösterimler ve Söyleşiler
Antalya Altın Portakal Festivali’nin son gösterimleri ve söyleşileri: Ulusal ve uluslararası yarışmalarda heyecan dolu anlar, yenilikler ve ödül dağıtımları.
Kültür-Sanat
10 Kasım 2025 - 11:24








