Üsküdar Üniversitesi kurucu Rektörü ve Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü vesilesiyle kadına karşı artan şiddet ve kadın psikolojisi konularını masaya yatırdı.Prof. Dr. Tarhan, biyolojik açıdan kadın ve erkek arasında eşitliğin sağlıksal olarak mümkün olmadığını belirtirken toplumsal adalet için hak ve fırsatların eşit olması gerektiğini vurguladı. Kadınların ve erkeklerin vücut yapıları arasındaki temel farklar, beyin fonksiyonlarındaki ayrımlar ve bunun günlük yaşam kararlarına yansıması üzerinde durdu. Özellikle kan hacmi farkı ve beynin empati, çözüm üretme gibi işlevlerindeki farklılıklar, toplumsal cinsiyetrollerine dair düşünceleri şekillendiriyor.Kadın ve erkek beyni, problem çözme stillerinde de farklılık gösteriyor. Tarhan’a göre erkekler stres altında içe dönüp tek başına çözüm ararken, kadınlar daha çok paylaşarak ve konuşarak rahatlama ihtiyacı duyuyor. Bu durum, iletişim biçimleri konusunda yanlış anlamalara yol açabiliyor; fakat olgunluk ve karşı tarafın yaklaşımına duyarlılıkla dengelenebilir. Beynin sol lobu mantık ve analizle ilgilenirken, sağ lob duygular ve estetik konularla bağlantılıdır ve bu dengenin sağlıklı kararlar için önemi büyüktür.Cinsellik ve duygusal yönelimler açısından da beyinler farklı işlevler üstlenir. Tarhan, erkek beyninin erotizm odaklı, kadın beyninin ise romantizm odaklı çalıştığını belirterek, bu farkın kısa vadeli ilişkilerde bile görülebileceğini ifade etti. Bir süre sonra toplumsal yapıların eski rol kalıplarını aşması gerektiğini belirten Tarhan, kadınların ekonomik bağımsızlık kazanmasıyla birlikte güvene dayalı ilişki dinamiklerinin önemine değindi. Kadınlar için yalnızca dişilik değil, kişilik ve bağımsızlık temelinde bir özgürleşmenin gerekliliğini vurguladı. Ayrıca, erkek egemenliğini sürdürmeye yönelik kalıpların ve şiddet kültürünün geçerliliğini yitirdiğini ifade etti.Toplumsal anlayışın yeniden yazılması gerektiğini söyleyen Tarhan, şiddeti haklı çıkaran davranış ve söylemlerin toplumsal normlar arasında yer almaması gerektiğini belirtti. Yeni bir güven temelinin evlilikte merkezi rol oynaması gerektiğini, güvenin olmadığı yerde ilişkinin zayıflayacağı konusunda uyarıda bulundu. Aile içi sorumlulukların eşit paylaşılması, çocuk eğitiminde anne ve babanın ortak katılımı ve çocuklarda özerklik duygusunun gelişmesi üzerinde durdu.Şiddetin kökeninde bireysel patoloji kadar öğrenilmiş davranışlar, kültürel kodlar ve ebeveynlik stillerinin de önemli rol oynadığını söyleyen Tarhan, güç dengesinin ilişkinin sağlığı için kritik olduğuna dikkat çekti. Şiddetin ilk anında net sınırların konulmasının ilişkinin geleceğini belirleyeceğini ifade etti ve evlilik niyet sözleşmesi gibi araçların bu süreçte farkındalık yaratabileceğini söyledi.Toplumsal olarak güven yuvası kavramının, sevgi yuvasından çok daha kapsayıcı bir rol üstlendiğini belirten Tarhan, uzun vadeli bağların ancak karşılıklı saygı ve bireysel sınırların korunması ile mümkün olduğuna vurgu yaptı. Evliliklere yönelik en önemli yatırımın birlikte geçirilen nitelikli zaman olduğunun altını çizdi.İki tarafın da rol karmaşasına düşmeden, ortak liderlik ve dengeli yaklaşım ile ilişkilerin güçlenebileceğini belirten Tarhan, cinsiyet kimliklerinin yok edilmesi yönündeki aşırı akımların ise evlilik kurumunu zayıflattığını ifade etti. Kadın ve erkek rollerinin tamamlayıcı olarak ele alınması gerektiğine işaret eden Tarhan, feminen ve maskülen enerjinin dengeli bir biçimde toplum sağlığı için hayati olduğuna dikkat çekti.
Gündem
Yayınlanma: 14 Aralık 2025 - 05:00
Üsküdar Üniversitesi Rektörü Tarhan'dan Uluslararası Kadına Yönelik Şiddet ve Eşitlik Değerlendirmesi
Üsküdar Üniversitesi Rektörü Tarhan’ın uluslararası kadına yönelik şiddet ve eşitlik değerlendirmesini öne çıkaran kapsamlı analiz ve güncel perspektifler.
Gündem
14 Aralık 2025 - 05:00









