Daha önce sadece ileri yaşla ilişkilendirilen kolorektal kanserler, son yıllarda genç yetişkinler arasında da dikkat çekici oranda görülüyor. Araştırmalar, bağırsaklarda bulunan bazı bakteri türevlerinin ürettiği kolibaktin adlı toksinin, gençlerde görülen bu kanser türlerinde DNA hasarı izleriyle ilişkilendilebildiğini gösteriyor. Memorial Göztepe Hastanesi Gastroenteroloji Bölümü’nden Doç. Dr. Süleyman Günay, erken tanının önemine vurgu yaparak ESD adı verilen endoskopik tedavi yöntemine dair bilgiler paylaştı. Bu belirtileri göz ardı etmeyin! Özellikle gençlerde makattan gelen kanama çoğu zaman basit bir hemorrhoid olarak düşünülse de, dışkılama alışkanlıklarındaki değişiklikler stres veya beslenme farklılıklarıyla açıklanamayabilir. Genç yaşlar bile kolorektal kanser için risk oluşturmaktadır; bu yüzden kanama, anormal dışkı alışkanlıkları, açıklanamayan kansızlık veya kilo kaybı gibi belirtiler hafife alınmamalıdır. Risk sadece genetik değildir Kolorektal kanserlerinde genetik yatkınlık önemli olsa da hastalık tek başına genetik nedenlerle açıklanamaz. Obezite, hareketsizlik, sigara, alkol, sağlıksız beslenme ve ultra işlenmiş ürünlerin yoğun tüketimi gibi çevresel etkenler de risk taşıyan unsurlardır. Ayrıca antibiyotiklerin aşırı kullanımı bağırsak mikrobiyotasını bozarak sindirim sisteminin sağlığını olumsuz yönde etkileyebilir. Bu kapsamda kolibaktin toksininin rolü, bağırsak florasının önemini bir kez daha hatırlatıyor. Belirti olmadan taramayı ihmal etmeyin Kolorektal kanserde erken tanı tedavi başarısını doğrudan etkilediğinden, 45 yaş sonrası herkese kolonoskopi taraması önerilir. Ailenizde kanser öyküsü olanlar veya alarm belirtileri bulunanlar için tarama planı daha erken yapılabilir. Kolonoskopi, kanseri sadece erken yakalamakla kalmaz; riskli polipleri saptayıp çıkarmak için de kritik bir yöntemdir. Böylece bazı vakalarda kanserin gelişimi önlenebilir. Erken evrede tedavi: Kesiksiz yaklaşımErken evrede yakalanan bazı kolorektal kanserler veya riskli lezyonlar için her zaman cerrahi operasyon gerekli değildir. Endoskopik Submukozal Diseksiyon (ESD) yöntemi, hastanın ağızdan ya da makat yoluyla girilen ince bir endoskopla, kesi açılmadan sorunlu dokunun çıkarılmasını sağlar. Hipotezle tedavi edilen lezyonlar milimetrik hassasiyetle çevresinden ayrılır ve tek parça halinde alınır. Hasta konforu ve organ koruması ön planda ESD sonrası süreç genellikle konforlu geçer; bazı hastalar aynı gün taburcu olur veya kısa süreli takipten sonra işine döner. Kalın bağırsak ve rektum lezyonlarında organ koruyucu yaklaşımlar yaşam kalitesi açısından büyük önem taşır. Ancak ESD her hastaya uygun değildir; doğru hasta seçimi, lezyonun erken aşamada tespit edilmesi ve tedaviyi yapan ekibin deneyimi bu tedavinin başarısını belirler. Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı.
Sağlık
Yayınlanma: 10 Haziran 2026 - 13:00
Genç Yetişkinlerde Kolorektal Kanser ve ESD: Erken Tanı, Mikrobiyota ve Organ Koruyucu Tedavi
Genç yetişkinlerde kolorektal kanserin erken tanısı, mikrobiyota ve organ koruyucu ESD tedavileri hakkında kapsamlı bilgi ve güncel öneriler.
Sağlık
10 Haziran 2026 - 13:00








