İzmir, 8 bin 500 yıllık mirasını dünyaya taşıma hedefiyle gastronomiyi vitrinde sunuyor. Başkan Cemil Tugay, “Perdenin arkasında kalamayız” sözleriyle başlattığı bu yolculukla kentin uluslararası marka hedeflerini gastronomiyle güçlendirme kararlılığını vurguladı. İzmir Vakfı’nın 2025-2026 Olağan Genel Kurulu, Tarihi Havagazı Fabrikası Kültür Merkezi’nde toplandı. Vakıf, kamu kurumları, meslek odaları, sivil toplum kuruluşları ve özel sektör temsilcilerini bir araya getirerek kentin gelecek vizyonunu belirleyecek adımlar attı.
İzmir’in temel sorunu kendisini hak ettiği şekilde tanıtamaması şeklinde konuşan Tugay, İzmir’in tarihi, kültürü ve doğal zenginlikleriyle dünyanın her köşesinden insanları cezbetme potansiyeline sahip olduğunu belirtti. 8 bin 500 yıllık mirasını taşıyan kent için “İzmir, lokomotif kentlerden biri ve Ege’nin en nitelikli şehirlerinden” ifadesini kullanarak, şehrin güvenli ve huzurlu yapısını koruyarak tanıtımını güçlendirmek gerektiğini vurguladı. Vakfın misyonunu ise İzmir’i hak ettiği şekilde uluslararası arenada görünür kılmak olarak özetledi.
İzmir’i dünyaya daha net göstermek amacıyla yapılan çalışmalarda Tugay, kent temsilinin her seviyede eksiksiz olması gerektiğini söyledi. Sıcak karşılama, samimi davet ve yaşatılan deneyimlerin, dünya sahnesinde söz sahibi olmada temel unsurlar olduğunun altını çizdi. Arkeolojik miras, gastronomi kültürü ve zengin sosyal yaşamın ön plana çıkacağı bir İzmir tasavvurundan bahseden Başkan, geçmişten günümüze uzanan değerleri korumanın ve yaşatmanın önemine değindi.
“Bu bir İzmir projesi” notuyla devam eden Genel Kurul’da, İzmir Vakfı Genel Sekreteri Dr. Gözde Çeviker, yeni dönemde yürütülecek çalışmalara dair bilgiler paylaştı. Özellikle “İzmir Gastronomi Projesi ve Gastronomi Markası” girişimini işaret eden Çeviker, kentin mutfak hikayesinin dünya platformlarında yankı bulmasını hedeflediklerini belirtti. Projenin 2026’da başlayıp 2027’ye kadar sürdürülmesi planlanıyor ve uzun vadeli bir yatırım olarak değerlendiriliyor. Çeviker, bu çalışmanın bir kurumdan ziyade bir İzmir projesi olduğu mesajını vurguladı.
Temmuz’da netlik kazanacak detaylar İzmir’in zengin mutfak kültürünü yerel üreticiler, şefler ve turizm paydaşlarıyla ortak bir vizyon etrafında birleştirecek girişim, kent markasının güçlendirilmesini hedefliyor. Gastronomiyi “yumuşak güç” olarak kullanarak gerçekleştirilecek planlar, yerel, ulusal ve uluslararası ölçeklerde İzmir’in tanıtımını destekleyecek. İzmir Gastronomi Kolektifi’nin yenilikçi projelerin merkezi olması beklenirken, çalışmanın ön çalışmaları tamamlandı. Temmuz ayında tüm detayların netleşmesi öngörülüyor. Kaynak: Beyaz Haber Ajansı (BYZHA)
İzmir’in temel sorunu kendisini hak ettiği şekilde tanıtamaması şeklinde konuşan Tugay, İzmir’in tarihi, kültürü ve doğal zenginlikleriyle dünyanın her köşesinden insanları cezbetme potansiyeline sahip olduğunu belirtti. 8 bin 500 yıllık mirasını taşıyan kent için “İzmir, lokomotif kentlerden biri ve Ege’nin en nitelikli şehirlerinden” ifadesini kullanarak, şehrin güvenli ve huzurlu yapısını koruyarak tanıtımını güçlendirmek gerektiğini vurguladı. Vakfın misyonunu ise İzmir’i hak ettiği şekilde uluslararası arenada görünür kılmak olarak özetledi.
İzmir’i dünyaya daha net göstermek amacıyla yapılan çalışmalarda Tugay, kent temsilinin her seviyede eksiksiz olması gerektiğini söyledi. Sıcak karşılama, samimi davet ve yaşatılan deneyimlerin, dünya sahnesinde söz sahibi olmada temel unsurlar olduğunun altını çizdi. Arkeolojik miras, gastronomi kültürü ve zengin sosyal yaşamın ön plana çıkacağı bir İzmir tasavvurundan bahseden Başkan, geçmişten günümüze uzanan değerleri korumanın ve yaşatmanın önemine değindi.
“Bu bir İzmir projesi” notuyla devam eden Genel Kurul’da, İzmir Vakfı Genel Sekreteri Dr. Gözde Çeviker, yeni dönemde yürütülecek çalışmalara dair bilgiler paylaştı. Özellikle “İzmir Gastronomi Projesi ve Gastronomi Markası” girişimini işaret eden Çeviker, kentin mutfak hikayesinin dünya platformlarında yankı bulmasını hedeflediklerini belirtti. Projenin 2026’da başlayıp 2027’ye kadar sürdürülmesi planlanıyor ve uzun vadeli bir yatırım olarak değerlendiriliyor. Çeviker, bu çalışmanın bir kurumdan ziyade bir İzmir projesi olduğu mesajını vurguladı.
Temmuz’da netlik kazanacak detaylar İzmir’in zengin mutfak kültürünü yerel üreticiler, şefler ve turizm paydaşlarıyla ortak bir vizyon etrafında birleştirecek girişim, kent markasının güçlendirilmesini hedefliyor. Gastronomiyi “yumuşak güç” olarak kullanarak gerçekleştirilecek planlar, yerel, ulusal ve uluslararası ölçeklerde İzmir’in tanıtımını destekleyecek. İzmir Gastronomi Kolektifi’nin yenilikçi projelerin merkezi olması beklenirken, çalışmanın ön çalışmaları tamamlandı. Temmuz ayında tüm detayların netleşmesi öngörülüyor. Kaynak: Beyaz Haber Ajansı (BYZHA)








