Karaz Kültürü'nün Keşfi
Kafkas Dağlarından Doğu Akdeniz kıyılarına, Hazar kıyılarından Orta Anadolu düzlüklerine kadar uzanan "Karaz Kültürü", geçmişin izlerini arayan araştırmacılar için unutulmaz ipuçları veriyor. Cumhuriyetin kuruluş sonrası yıllarda, yurtdışında eğitimlerini tamamlayıp yurda dönen genç araştırmacılar, ülkemiz arkeolojisini şekillendiren önemli isimler arasındaydı. Bu çerçevede, doğuda ilk arkeolojik kazılar Erzurum'da başlatıldı. Kafkasya - İran ve Karadeniz bölgeleri arasındaki stratejik konumu nedeniyle, Erzurum her dönemde kültürlerin ve insan topluluklarının geçiş güzergâhı oldu, bu da kazıların bu topraklarda başlamasına etkili bir neden oluşturdu.Bu kazılar, 1940 ve 1960'lı yılların başlarında gerçekleştirildi. En erken kazı, 1942 yazının Temmuz ayında, Karaz (bugünkü adıyla Kahramanlar) köyünde uygulandı. Karaz Höyük, Erzurum’un 16 km. kuzeybatısında, 200 m. çapında ve 16 m. yüksekliğinde orta büyüklükte bir höyüktür. İlk çalışma, bölgenin arkeolojik potansiyelini anlamaya yönelik olarak sondaj şeklinde bir hafta sürdü. Sondaj çalışmaları, beklentilerle paralel sonuçlar ortaya koydu ve 1944 yılında daha uzun süreli ve geniş çaplı kazı çalışmaları gerçekleştirildi. Bu çalışmalar Temmuz-Ekim ayları arasında yaklaşık 4 ay devam etti ve Anadolu arkeolojisi ile kültür tarihi açısından çarpıcı sonuçlar ortaya koydu.Pulur ve Güzelova: Yeni Keşifler
1950’li yıllarda Erzurum’da arkeolojik araştırmalar durma noktasına geldi, ancak 1960’lı yıllarda iki yeni proje başlatıldı. Yaklaşık 15 yıl sonra Erzurum Ovası'nda kazılar tekrar başladı. Karaz kazılarından sonra, Erzurum Ovası’nda kazı yapılan ikinci höyük Pulur Höyüğüdür. 1960 yazında iki ay süren Pulur Höyüğü kazılarını, Türk Tarih Kurumu adına yürütüldü. Pulur Höyüğü, Erzurum’un 16 km. batısında, günümüzde Ömertepe olan köy ile iç içedir. Bu kazılarda da, Yakındoğu arkeolojisi ve tarih öncesi için önemli bulgular elde edildi.Erzurum Ovası’ndaki kazı projelerinin sonuncusu, 1961 yılında Güzelova Höyüğünde gerçekleştirildi. Höyük, günümüzde Tufanç olarak bilinen köy ile iç içedir. Güzelova’daki kazılar, Ağustos ve Eylül aylarında gerçekleştirildi ve önemli sonuçlar ortaya koydu.Kültürel Birliktelik ve Yayınlar
Karaz, Pulur ve Güzelova höyükleri, Doğu Anadolu’nun zorlu koşullarında gerçekleştirilen ilk arkeolojik projelerdi. Bu projeler, ülkemizin her köşesindeki kültürel ve arkeolojik değerlere olan bağlılığın bir göstergesiydi. Üç kazının bulguları, kısa süre içerisinde yayınlanarak bilim dünyası ile paylaşıldı. Bu yayınlar, Türk Tarih Kurumu ve yeni kurulmuş Atatürk Üniversitesi'nin ortak yayını olarak, genç cumhuriyetin vizyonunu yansıttı.Erzurum ve çevresindeki üç kazı, Yakındoğu ve Anadolu arkeolojisi açısından çok önemli sonuçlar ortaya koydu. Özellikle, günümüzdeki politik sınırlardan bağımsız, geniş bir kültürel birlikteliğin varlığı bu kazılarla ilk kez kanıtlanmış oldu.