Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, NPİSTANBUL Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanı ve Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, modern insanın dijitalleşme ve belirsizlik içinde yaşadığı anlam krizine karşı kurban ritüellerinin psikolojik, toplumsal ve kültürel etkilerini değerlendirdi. Esas odak, maddi unsurların ardındaki anlamı kavramak fikriyle hareket etmek oldu. Ritüellerin amacı yalnızca sembolik bir ibadet değildir; aynı zamanda iç dünyada da dönüşüm sağlar ve kurban kavramı köken olarak Allah’a yaklaşımı ifade eder. Bu bakış açısıyla ibadetler, manevi ve anlamlı bir boyut taşırken mali yanını da dikkate almak gerekir.
Kurban ve benzeri mali ibadetlerin paylaşım duygusunu güçlendirdiğini, toplumdaki dezavantajlı kesimlerin farkına varılmasını kolaylaştırdığını belirtti Tarhan. Özellikle yılda bir veya birkaç kez et tüketebilme durumundaki farklılıklar üzerinde durulması gerektiğini vurguladı. Zekatla birlikte değerlendirildiğinde, kurbanın bireyde verme ve sorumluluk bilincini inşa ettiği kaydedildi. Bu ibadetler sayesinde yalnızca kendine odaklanan bir yaşam yerine, başkalarının varlığı ve ihtiyaçları daha görünür kılınıyor.
Kültürel kimliğin ve aidiyet duygusunun genç nesillere aktarılmasında ritüellerin rolü büyüktür. Çocuklar için ritüellerin anlamının doğru aktarılması gerekir; özellikle 0–6 yaş arasındaki çocuklarda soyutlama becerilerinin sınırlı olması nedeniyle süreç dikkatli ele alınmalıdır. Çocuğa anlatılırken ölüm ve yok oluş yerine yaşam döngüsü ve paylaşımın vurgulanması, kaygıyı hafifletir ve doğal bir yaşam zinciri bağlamında açıklanır. 5–6 yaş sonrası ise aile eşliğinde ve merhamet odaklı katılım artırılabilir. İlk yıllarda ritüellerin anlamını basitleştirmek ve paylaşımın önemini işlemek gerekir.
Dijitalleşmenin duygusal deneyimi nasıl etkilediği de Tarhan’ın dikkat çektiği konular arasındadır. Dijital etkileşimlerin yüz yüze iletişimin yerini alması, duygusal küntleşmeyi tetikleyebilir. Ancak karşı tarafın yüz yüze duygu ve tepkilerini görmek, duygusal ayna nöronları üzerinden empatiyi güçlendirir ve bu küntlüğü azaltır. Geleneksel sosyal etkileşimler, sosyal farkındalığı artırır ve empatiyi pekiştirir. Buna karşılık basit bir dijital “beğen” ifadesi, gerçek iletişimin yerini tutmaz.
İnsanın yardım etme ve paylaşma davranışı, biyolojik olarak da kök salmış bir eğilim olarak görülür. Yardım edenler daha iyi hissetme deneyimini yaşar ve bu duygusal tepkiler, olayın türüne bakılmaksızın stres veya mutluluk hormonlarını etkiler. Bu nedenle dini ritüellerin toplumsal ve duygusal işlevleri desteklediği söylenebilir; bayramlar, aile içi bağları güçlendirir, çatışmaları azaltır ve çocuklara zaman ayırma imkanı sağlar. Bayramlar, çocuklar için onarıcı bir deneyim alanı olarak işlev görür.
İnsanın anlam ve teselli ihtiyacı, tevekkül kavramı üzerinden ele alınabilir. Modern yaşamın belirsizliği karşısında anlam ve teselliyi sağlayan dini ritüeller, bireyin hayata yüklediği anlamı güçlendirir ve kontrol kaygısını azaltır. Dünya hayatının geçici olduğunun kabulü, insanların eylemlerine yön veren bir çerçeve oluşturur. Ritüeller, belirsizliği azaltıp paylaşım ve aidiyet duygusunu pekiştirebilir. Modern çağda “bilgi çağı” ile birlikte “bilgelik çağı” ihtiyacı da vurgulanır; çünkü sadece bilgiyi edinmek yeterli değildir, karakter ve içsel gelişim de ön planda olmalıdır. Tarhan, Elon Musk’ın ifadesine atıfla, bilgi çağından bilgelik çağının gerekliliğini işaret eder ve bu dönüşümün toplumsal yapılar açısından hayati olduğunu belirtir.
Kaynak: BYZHA (Beyaz Haber Ajansı)
Kültür-Sanat
Yayınlanma: 25 Mayıs 2026 - 15:30
Kurban Ritüellerinin Psikolojik ve Toplumsal Etkileri: Tarhan'ın Modern Yaşamdaki Anlam Arayışı
Kurban ritüellerinin psikolojik ve toplumsal etkilerini tarayan Tarhan’ın modern yaşamdaki anlam arayışını derinlemesine inceler.
Kültür-Sanat
25 Mayıs 2026 - 15:30







