Proloterapi, vücudun kendi iyileşme mekanizmasını tetikleyerek bağ ve tendonlardaki hasarlı dokuları onarmaya odaklanan bir enjektiyon yöntemidir. Cerrahi müdahale gerektirmeden uygulanır ve kronik ağrı yaşayanlar ile sportif bireyler için doğal bir tedavi seçeneği olarak öne çıkar. Memorial Ankara Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Bölümü’nden Doç. Dr. Özlem Köroğlu’nun paylaştığı bilgiler, bu yöntemin uygulanışını ve sağladığı faydaları bir araya getiriyor.Proloterapinin amacı, bölgelerdeki dokuların doğal onarım sürecini harekete geçirmek ve ağrıyı sadece geçici olarak susturmak yerine doku iyileşmesini de hedeflemektir. Bu yaklaşım, bağların, tendonların ve kemiğe yapıştıkları alanların uygun iğne uçlarıyla serumlar aracılığıyla enjekte edilmesiyle uygulanır. Enjeksiyonlar, hasarlanmış ve zedelenmiş bağ-doku yapılarının kemiğe yapışma noktalarına yönlendirilir.Uygulanan 11 durum için proloterapinin etkili olduğu öne sürülüyor: omurga ağrılarının kaynağı olan bağ sorunları, diz ve kalça kireçlenmeleri, omuz ve dirsek yaralanmaları, tenisçi/golfçü dirseği olarak bilinen epitondilitler, bağ ve tendon yaralanmaları, kronik ve akut bel-boyun-sırt ağrıları (fıtıklar, kireçlenmeler, düzleşmeler), omurga ile göğüs kafesi bölgelerindeki kas-iple bağlantı kaynaklı ağrılar, baş ağrılarına yol açan boyun kası sorunları ve migren tipi ağrılar, topuk dikeni ve plantar fasoit, kırık-dış kaynaklı olmayan yumuşak doku yaralanmaları ile remisyondayken kanser hastalarında meydana gelen bağ-doku ağrıları.Hem ağrıyı azaltır hem de dokuları onarır. Proloterapi, vücudun kendi iyileşme kapasitesini uyandırarak eklemin sabit ve sağlıklı çalışmasını destekler. Amacımız yalnızca ağrıya karşı koymak değil, doku iyileşmesini de sağlayarak uzun vadeli fayda sunmaktır.Seans sayısı kişiye göre değişir: 3-4 haftalık periyotlarda planlanır. Serumlar, bağ ve tendonların kemiğe yapışma noktalarına uygulanır; tedavi kişiye özel değerlendirilir ve 3-4 haftalık aralıklarla tekrarlanır. İyileşme potansiyeli yüksek olan genç ve ek hastalığı olmayanlarda tek seans yeterli olabiliyorken, bazı durumlarda toplam seans sayısı 6’ya kadar çıkabilir.Egzersiz ve fizik tedaviyle bütünleşik yaklaşım artırır. Enjeksiyonlar, bireysel egzersiz programı ve diğer fizik tedavi uygulamaları ile kombin edildiğinde daha etkili hale gelir. Kullanılan solüsyonlar vücut sıvılarına çok yakın olduğundan kortizon veya lokal anestetik içeren enjeksiyonlara göre daha güvenli bir alternatif sunar. Proloterapi sonrası hasta günlük yaşamına hızlıca dönebilir; ancak aşırı aktiviteden kaçınmak ve eklemi zorlamamak iyileşme sürecini hızlandırır.Proloterapi uygun değildir diye belirtilen durumlar ise şu şekilde sıralanır: kanama bozuklukları, derin ven trombozu, stabİl olmayan kan basıncı, epilepsi öyküsü, açık yaralar, son dönem kalp yetersizliği, antikoagülan tedavisi alanlar, böbrek yetmezliği veya aktif kanser, iltihaplı romatizma ve enfeksiyonlu hastalar.Kaynak: Beyaz Haber Ajansı (BYZHA)
Sağlık
Yayınlanma: 16 Mart 2026 - 05:48
Proloterapiyle Doğal İyileşmeyi Hızlandıran Minimal İnvaziv Tedavi: Ağrılara Karşı Yeni Umutlar
Proloterapiyle doğal iyileşmeyi hızlandıran minimal invaziv tedaviyle ağrılara karşı yeni umutlar ve güvenli sonuçlar.
Sağlık
16 Mart 2026 - 05:48









