İnfertilitenin artık yalnızca bireysel bir sağlık problemi olmadığı, küresel bir halk sağlığı meselesi olarak kabul gördüğü bir dönemde, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ilk kez kapsamlı bir yol haritası niteliğinde rehber hazırladı. Türkiye’den Prof. Dr. Tansu Küçük’ün davet edildiği çalışma grubu, farklı ülkelerden 30 uzmandan oluşarak beş yıllık yoğun bir süreci geride bıraktı. Bu çaba, infertilite üzerinde çalışan bilim insanları için güvenilir bir başvuru kaynağı olarak öne çıkıyor. Rehberin en önemli vurgularından biri, tanı ve tedavi süreçlerinde artık gereksiz testlerin azaltılması ve hasta odaklı yaklaşımların benimsenmesi gerektiğidir. Dünyaya eş zamanlı olarak duyurulan bu çalışmada, sağlık politikalarının erişilebilirlik ve maliyet-etkinlik gözetilerek şekillendirilmesi çağrısı yapıldı. Prof. Dr. Küçük, özellikle tanıda istenen testlerin sadeleştirilmesi ve psikososyal destek ihtiyaçlarının göz ardı edilmemesi gerektiğini belirtti; ayrıca bilimsel temeli olmayan “mucize tedavilerden” kaçınılması gerektiğini vurguladı. Açıklanamayan infertilite gibi gri alanlar da rehberde dikkat çeken konular arasında. Bilimsel kanıtı olmayan yaklaşımların çiftlere zaman ve para kaybettirdiğini söyleyen Küçük, bu tür uygulamaların çoğu durumda fayda sağlamadığını ifade etti. Ona göre, bekle-gör yaklaşımı çoğu zaman doğru bir yönetim sürecinin parçasıdır ve gereksiz müdahaleler yerine yaşam tarzı değişiklikleri ile sigara bırakma, kilo kontrolü, düzenli egzersiz ve dengeli beslenme tedavinin ayrılmaz bir parçasıdır. Rehberin özünde, infertilite hizmetlerinin ayrıcalık değil, temel bir hak olarak ele alınması yatıyor. Yaşa bağlı doğurganlık düşüşü, beden kitle indeksi, sigara ve yaşam alışkanlıkları gibi faktörler hakkında erişilebilir ve düşük maliyetli bilgilendirme yapılması gerektiği belirtiliyor. Tanı koyarken mümkün olan en basit ve ulaşılabilir yöntemler benimsenmeli, tedavi başarıları ve olası riskler hem hasta hem de sağlık sistemi açısından şeffaf biçimde paylaşılmalıdır. WHO’nun bu kapsamlı rehberiyle, ülkelerin üreme sağlığı programlarına infertilite hizmetlerini entegre etmesi, erişimi artırması ve veri temelli politika geliştirmesi hedeflenmektedir. İnfertilite bir hastalık olarak kabul edilmeli! Ciddi bir toplumsal sorun olan infertiliteye ilişkin erişim sıkıntıları, özellikle bazı ülkelerde devlet geri ödeme sistemlerinden yeterince yararlanamamanın gerekçelerini oluşturuyor. Özellikle Türkiye’de de bu durum yılkı bir sorun olarak karşımıza çıkarken, kadınlarda ruhsal ve sosyal sonuçlar da göz ardı edilemez boyutta. Yapılan araştırmalar, infertilite yaşayan çiftlerde kadınların belirli oranlarda partner şiddetine maruz kalabildiğini ve kaygı ile depresyon gibi psikolojik etkilerin sık görülebileceğini gösteriyor. Rehberin bu dengeli yaklaşımı, erkek faktörünün göz ardı edilmemesi gerektiğini ve her iki cinsiyet için de uygun destek ve tedavilerin sağlanması gerektiğini vurguluyor.
Sağlık
Yayınlanma: 26 Ocak 2026 - 02:00
WHO Rehberiyle İnfertilite: Tanı, Tedavi ve Hasta Hakları Üzerine Güncel Bir Bakış
WHO Rehberiyle İnfertilite: Tanı, Tedavi ve Hasta Hakları Üzerine Güncel Bir Bakış. Bilgilendirici, güvenilir rehberlik ve hasta hakları odaklı özet.
Sağlık
26 Ocak 2026 - 02:00









