Kibir; Kişinin kendini başkalarından herhangi bir sebeple üstün görmesidir.
Allah’ı inkar etmek kadar tehlikelidir. Şeytanın küfr-ü inkardan değil ruhunu istila eden kibrindendir.
Cenabı Allah’ın ilim ve irfan ile süslediği eşref-i mahlukat olan Adem A.S. yarattıktan sonra şeytana secde ile saygı göstermesini emretmesine rağmen şeytanın bu emri yerine getirmesine mani olan kibirdir.
Şeytan kibrinden dolayı bozulan dengesini düzeltmek için en ufak bir pişmanlık göstermediği için ebedi olarak lanetlenmişti.
insanı geliştiren, olgunlaştıran doğru istikameti bulmasına vesile olan da saygın bir yere gelmesini sağlayanda kibrine hakim olmasıdır.
Makam sahibi olanlar, yönetici konumunda olanlar Es kaza siyasi bir heyecan ile belediye başkanı seçilenler halkın içine çıktıkları zaman kendilerini halktan üstün görmemeleri gerekir.
Halkın adamıyım,kanun adamıyım gibi söylemlerden, kibir fışkıran samimiyetsiz mütevazi davranışlardan uzak durmaları gerekir.
Unutmayalım ki bunların aşırı mütevazi davranışları fazla tevazuları kibirlerindendir.
Trafikte hata yapan birisini durdurup sen benim kim olduğumu biliyor musun gibi kibirli davranışlardan uzak durmaları gerekir.
Mevlânâ asırlar öncesinden kibiri şöyle tarif ediyor: "Kibir kendisinden habersiz kendini bilmeyen insanın durumudur.
Tıpkı güneş ’ten haberi olmayan buz’un kendini bir şey sanmasıdır."













