Geçmişten bugüne CHP İl Başkanı Erden Köybaşı’nı defalarca eleştirdim de, yeri geldiğinde yaptığı doğru işleri takdir ettim de…
Siyasetin doğası budur; körü körüne düşmanlık da, körü körüne bağlılık da gazeteciliğin anlayışında yer almaz.
Şu meşhur “butlan” meselesi gündeme gelene kadar kendisiyle birçok konuda fikir alışverişinde bulunduk. Belediye başkanlarının daha iyi hizmet üretmesi için yapıcı eleştirilerimizi dile getirdik, gerektiğinde dostane uyarılar yaptık. Amacımız her zaman bu şehrin ve ülkenin kazanmasıydı.
Ancak artık görmezden gelinemeyecek bir tablo var. Erden Başkan’ın oğlu, sosyal medyada “butlancı” diye eleştirdiği Büyükşehir Belediyesi ile ticari ilişkiler kuruyor, ihalelere giriyor, iş yapıyor. Bununla da kalmayıp geceleri sosyal medyada tartışma yaratan paylaşımlar yapıyor. Öte yandan ailenin en yakınındaki bir isim, eleştirilen belediyenin basın biriminde gece gündüz çalışıyor; Başkan Ahmet Akın’ın faaliyetlerini haberleştirip kamuoyuna duyuruyor. Ortada ciddi bir emek ve sorumluluk var.
Tam da bu noktada şu soruyu sormak gerekiyor: 74 yıl sonra Balıkesir’de CHP’yi yeniden iktidara taşıyan ve partisini ayakta tutmaya çalışan Erden Köybaşı’na, bir evlat nasıl bu kadar büyük zarar verebilir?
Sosyal medyada tepki çeken paylaşımların ardından “Ben bunu kişisel olarak paylaştım” demek de yeterli değildir. Çünkü sosyal medya kişisel bir oda değil, herkese açık bir meydandır. Bugün Cumhurbaşkanı’nın oğlu Bilal Erdoğan benzer bir paylaşım yapsa, kimse bunun sadece kişisel bir görüş olduğunu söylemez. O halde aynı ölçü burada da geçerlidir.
Burada mesele Ahmet Akın’ı savunmak değildir. Madem Ahmet Akın ve yönetimini bu kadar sert eleştiriyorsunuz, o zaman ilk yapılması gereken şey açıktır: Belediyeyle olan ticari ilişkiler sonlandırılmalı, belediye bünyesinde görev yapan aile bireyleri de tercihlerini net biçimde ortaya koymalıdır. Hem belediyeyle iş yapıp hem de o kuruma karşı yıkıcı bir dil kullanmak ciddi bir çelişki yaratır.
Erden Başkan’a ve ailesine tavsiyem; enerjilerini bu tartışmaları büyütmeye değil, ortaya çıkan bu görüntüyü düzeltmeye harcamalarıdır. Siyaset, aile içi disiplini ve ilkeli duruşu zorunlu kılar.
Kalın sağlıcakla.













