Balıkesir siyaseti hareketli günlerden geçiyor. CHP içinde yaşanan kopuşun ardından Özgür Özel liderliğinde kurulan yeni hareket, Balıkesir’de de kartların yeniden karılmasına yol açtı. İki ilçe başkanı hariç, il başkanlığı dâhil teşkilatın neredeyse tamamı bu yeni yapıya doğru güçlü bir eğilim gösterdi.
Bir yanda kurumsal bir yapının, iktidar olmanın ve yerel yönetimin tüm imkânlarıyla yoluna devam eden baba ocağı CHP; diğer yanda ise binasında henüz tadilatı bitmemiş, bütçesi ve imkânları kısıtlı bir il yönetimi... Kadroları incelediğinizde her iki tarafta da eksikler, tartışmalı isimler ya da geçmişin hataları gözünüze çarpabilir. Ancak siyaset sadece kadrolardan ibaret değildir; arkadaki dip dalgayı ve rüzgârı okumak gerekir.
Fotoğrafların kendine has, sessiz ama güçlü bir dili vardır. Paylaşılan şu kareye iyi bakmak lazım: Tadilatı tamamlanmamış yeni parti binası, alelacele koyulmuş beyaz bir plastik masa, iki kâğıt ve tükenmez kalemle yürütülen üye kayıtları... Su tesisatını imece usulü tamamlamaya çalışan, boyasını, masasını kendi cebinden veya eş dost desteğiyle tedarik eden bir kadro.
Bolluk ortamında, belediye imkânlarının ve kurulu düzenin gölgesinde siyaset yapmak nispeten konforluydu. Hani derler ya, “Akın” var, imkân var; akın akın gelen kaynaklarla siyaset sahnesinde boy göstermek kolay iş. Ama bizim insanımız mağdurun, emeğin ve yokluk içinden tırnaklarıyla kazıyarak çıkanın yanında durmayı sever. İşte bu yüzden, o imkânı bol konforlu alanların aksine, milletin gerçek gündemine ve samimiyetine sığınanlar için bu plastik masa bir sembole dönüşüyor.
Şimdi yeni kadrolar için yokluk içinde sınanma, sıfırdan bir mücadele ortaya koyma zamanı. Önümüzdeki dönemde siyasetçide aranacak en temel meziyetler; samimiyet, güçlü bir aidiyet duygusu ve sözünün eri olmaktır. Balıkesir meydanında kimin galip, kimin mağlup olacağını işte bu değerler belirleyecek.
Fakat siyasi rekabet bir yana, Balıkesir’in ve bu şehrin insanının en temel beklentisi değişmiyor: Yatırım, iş, aş ve ekmek... Plastik masada yazılan üye formları da, kurumsal binalardaki büyük söylemler de günün sonunda vatandaşın mutfağına ve istihdamına dokunabildiği sürece anlam kazanacaktır. Siyasetin yeni döneminde kimin halkın sesine kulak verip kimin konfor alanında kalacağını zaman gösterecek.














