Her yıl bu vakitler içimde çok derin bir sızı ve hiç geçmeyen bir kırgınlık uyanıyor. Bir yanda o kapkaranlık gecede sadece memleket sevdasıyla, çocuklarının geleceği için sokağa çıkıp canını siper eden o tertemiz insanların acısı; diğer yanda ise bizi bu felakete sürükleyenlerin yarattığı o büyük sitem.
Sokaktaki vatandaşın, o her şeyden habersiz kahramanların tek bir gayesi vardı: Vatanı korumak. Onların o samimi, hesapsız mücadelesi başımızın tacıdır. Ancak bir gazeteci olmaktan öte, bu toprakların bir evladı olarak sormadan duramıyorum: Biz bu acıyı neden yaşamak zorunda kaldık?
İnsan gerçekten çok üzülüyor... Bugün kürsülerde hamaset yapanlara bakıp sessizce düşünüyor insan. Bu yapının devletin en hassas kurumlarına sızmasına, yıllarca göz göre göre büyümesine kimler zemin hazırladı? Bizler düne kadar tehlikeyi görüp "Yapmayın, devleti teslim ediyorsunuz" diye feryat ederken, bizi dinsiz ilan edip dışlayanlar bugün nerede? O günlerde uyarılarda bulunan yurtseverler bedel öderken, bu hainlerin önünü açan, onlara yol veren siyasi irade neden hiçbir zaman hesap vermedi?
Darbenin askeri boyutu konuşuldu, davalar görüldü ama o meşhur "siyasi ayak" hep bir şekilde karanlıkta bırakıldı, korundu. Gerçek bir yüzleşme yaşanmadan, o yol açıcılarla hukuk önünde tam anlamıyla hesaplaşılmadan geçen her yıl, içimizdeki bu burukluğu ve adaletsizlik hissini daha da büyütüyor.
En çok canımı yakan da geçmişten hiç ders almamış olmamız. Bugün devletin içinde yine benzer yapıların, tarikat ve cemaatlerin palazlandığını endişeyle izliyoruz. Oysa tarih bize defalarca gösterdi: Ne zaman Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün işaret ettiği akıl, bilim, liyakat ve laiklik ilkelerinden biraz uzaklaşsak, başımıza mutlaka büyük bir felaket geliyor.
Bu milletin evlatları bir daha böyle karanlık geceler yaşamasın, bu acılar tekrar etmesin istiyorsak artık doğruları konuşmak zorundayız. Bu vesileyle, o gece vatanı ve milleti için gözünü kırpmadan canını feda eden, tek derdi memleket olan tüm aziz şehitlerimizi derin bir hüzün, rahmet ve minnetle anıyorum. Ruhları şad olsun.













