Dün parti içi dengeleri masaya yatırınca ortalık yine hareketlendi. Birileri parmak sallayıp saf tespiti yapmaya çalışırken, benim derdim kişisel değil, ilkeseldir. Siyaset sandıkta yapılır, adliye saraylarında değil. Bugün sandıktan çıkmış, partisine tarihi bir zafer yaşatmış Özel ve örgütün iradesinin arkasında durmak, bir sorumluluktur.
Ancak bugün "mutlak butlan" ile CHP karşı karşıyaysa, Özel'inde hatalarının olduğunu kabul etmek gerçekliktir. Bu yaşananlar ne Özel’e ne de bugüne hastır. Bu, CHP'nin kronik bir hastalığıdır.
CHP tarihi, iktidar mücadelesinden çok, kendi içindeki kavgalarla yazılmıştır. İnönü ile Ecevit arasındaki kurultay hesaplaşmalarından, Baykal döneminde mahkeme kapılarına dayanan tüzük kavgalarına kadar... Dışarıdan bakanlar her defasında "CHP bölünüyor, bitiyor" dedi ama bu parti her krizden küllerinden doğarak çıktı.
Bugün de yapılması gereken net bir "iç temizliktir". Kılıçdaroğlu’nun sıkça vurguladığı bu arınma ihtiyacı, bugün Özel’inde söz sahibi olduğu mutlak bir kararlılığa dönüşmelidir. Eğer partinin içinde yolsuzluğa veya şaibeye bulaşmış isimler varsa, yönetim bu konuda hiçbir taviz vermeden sorunu kökten çözmelidir.
Örgüte de burada büyük bir sorumluluk düşüyor: Sosyal medya üzerinden körüklenen yapay ayrışmalara kapılmak, AKP iktidarının tam da arzuladığı bir zemindir. CHP örgütü, iktidarın ekmeğine yağ sürecek kavgalardan bir an önce sıyrılmalıdır.
İşte bu noktada, düğümü çözecek asıl büyük mesele Kılıçdaroğlu'nun tekrar aday olmayıp, ortak bir aday üzerinde Özel ile aynı zeminde buluşması, partinin iktidar yürüyüşüne vurulmak istenen bu prangayı kırmanın yegane yoludur. İki liderin geçmişi ve geleceği birleştiren omuz omuza duruşu, dışarıdan dizayn edilmek istenen tüm senaryoları boşa çıkaracaktır.
Gün, geçmişteki o yıpratıcı iç kavgaların hatasına düşme günü değildir. Gün; CHP’nin asıl temelleri etrafında kenetlenme, örgütün kazandığı zaferleri dışarıdan yargı eliyle nizam verilmesine set çekme günüdür.
Sözün özü; CHP bu filmi daha önce de izledi ve her defasında çıkış yolunu birlik ve beraberlikte buldu.
İçerideki tartışma zenginliktir ama dışarıya karşı tek yumruk olmak mecburiyettir!













