“Bazen bir cümle kurarsın… Ama asıl hikâye, o cümlenin nereye dokunduğunda saklıdır.”
Balıkesir Büyükşehir Belediye Meclisi’nde Ahmet Akın, Melih Özay için övgü dolu sözler söyledi:
“Memleket için çalışan, hırsızlıklara izin vermeyen bir adam.
Tüm birimleri tek tek denetliyor. Ben de sonuna kadar arkasındayım.”
Şimdi…
Burada bir nefes alalım.
Çünkü bu cümlede iki kritik nokta var:
Birincisi: Büyükşehir’de “hırsızlık” ihtimali olduğunu biz değil, bizzat Ahmet Akın söylüyor.
İkincisi: Bu ihtimale karşı belediyeyi savunan kişinin Melih Özay olduğunu ilan ediyor.
Peki, buradan ne çıkıyor?
Belediye yönetimi bugün CHP’de.
Başkan çıkıp “Hırsızlıklara izin vermiyor” diyorsa…
Doğal olarak herkesin aklına tek bir soru geliyor:
“Kim bu hırsızlar?”
“Eski dönemden kalmış olabilir” demiyor…
“Arşivde bir dosya çıktı” demiyor…
İsim söylemiyor…
Ama “içeride hırsızlık” cümlesini kendi kuruyor.
Ve ardından da:
“Melih Özay’a tam yetki verdim, arkasındayım.” diyor.
Demek ki…
Biz de bugüne kadar Melih Özay’ın sertliğini yanlış okumuşuz.
Meğer personeli hizaya sokmuyormuş…
İçerideki hırsızlara göz açtırmamaya çalışıyormuş.
(Keşke bunu daha önce söyleseydiniz Başkanım, biz de yanlış anlamasaydık.)
O zaman…
Biz Melih Bey’den gönülden özür diliyoruz.
Belediye içinde böyle bir trafik döndüğünü doğrusu bilmiyorduk.
Madem Ahmet Akın kendisini “hırsızlıklara izin vermeyen adam” diye tarif ediyor…
Bundan sonra biz de tüm gücümüzle Melih Özay’ın yanında duracağız.
Hatta gerekirse turnikeye kart basıp denetime beraber çıkarız, sorun değil.
Çünkü mesele siyaset değil…
Mesele Ahmet Akın’ın kendi sözleriyle:
“Belediyeyi hırsızlıklardan korumak.”













