Balıkesir son aylarda öyle bir tabloya sahne oluyor ki, sanki kentin gerçek gündemi değil de “meydan isimleri” memleketin kaderini belirliyormuş gibi bir hava esiyor.
Paşa Camii’nin dibindeki o küçük ama tarihî ağırlığı büyük alan… Birkaç CHP’li meclis üyesi buraya “İsmet İnönü Meydanı” olsun deyince şehir alev aldı. Sokakta tansiyon yükseldi, sosyal medyada linç mangaları kuruldu, kulislerde homurdanmalar arttı.
Ardından CHP İl Başkanı Erden Köybaşı ile Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın çıktı ve “Buranın doğal adı Zağnos Paşa’dır” diyerek noktayı koydu. Tarihî referanslar sunuldu, gerekçeler anlatıldı ve isim tescillendi.
Ama belli ki mesele isim değil; kim ne yaparsa yapsın birilerinin memnun olmaması. Çünkü bu da yetmedi, bu kez “Yeni meydan yap, oraya isim ver” çağrıları yükseldi.
Peki ne yapsın? Hangi adım herkesi susutur, hangi karar şehrin tamamını tatmin eder?
Gerçekçi olalım… Bu memlekette Recep Tayyip Erdoğan bile bir karar verdiğinde eleştireni bol, öveni bol. Yani bugün Balıkesir’de kim oturursa otursun, hangi tabelayı asarsa assın tartışma yine çıkacak. Çünkü kavga isimde değil; kavga, iklimde.
Bu şehir yıllardır ortak bir zeminde buluşamıyor. Bir kesim tarihten kopmaktan korkuyor, bir kesim Cumhuriyet değerlerinin geri plana itilmesinden endişeli. Herkes kendi hafızasına göre haklı ama ortak hafıza yok.
Oysa mesele basit: Tarihî alanlara tarihî isimler, yeni meydanlara ise bugünü temsil eden uzlaşıya açık adlar verilir. Dünyanın her yerinde böyle.
Balıkesir’in gerçek gündemi tabelalar değil; trafik, genç işsizliği, esnafın derdi, tarımın kan kaybı, kırsalda yaşamın zorlaşması… Ama biz haftalardır bir tabelanın gölgesinde debeleniyoruz.
Yöneticilere düşen görev: Sakin kalmak, süreci şeffaf yürütmek ve her kararın bir kesimi kızdıracağını unutmamak.
Kente düşen görev ise bir tabelaya yüklediğimiz anlamı hafifletmek.
Belki o zaman Balıkesir gerçek meselelerini konuşur.
Belki o zaman bu şehir bir ismi değil, kendi geleceğini tartışır.
Halil Onuk 18/11/2025













