Hafta sonu Dünya Balıkesirliler Günü’nü kutladık. Daha doğrusu kutlamaya çalıştık.
Diğer illerden ücretsiz otobüsler kaldırıldı, meydanda höşmerim ve ayran dağıtıldı. Ama ne Milli Kuvvetler Caddesi’nde ne de Atatürk Anıtı önündeki programda bin on kişi vardı. Plakamızla tescilli 10.10 gibi bir günde 1010 kişiyi bir araya getiremiyorsak, “nerede yanlış yapıyoruz” sorusunun çok ötesindeyiz.
Sorun ikramda da otobüste de değil. Sorun, bu şehrin ortak değerlerini bile parsel parsel bölen siyaset anlayışında.
Büyükşehir’in öncülüğündeki yürüyüşe Yeni Parti’den neden tek kişi katılmadı? Daha düne kadar aynı yolda yürümüyor muydunuz?
AK Parti’ye de soralım: Yerel seçimi kaybettiniz, tamam. Ama o gün parti bayraklarının değil, Balıkesir’in günüydü. Kortejin başında olmanız gerekirken Ticaret Odası’nda sergi gezmek neyin nesi? Vali bile yürüyüşte değil, oradaydı.
Balıkesir’in gününü iki ayrı yerde, iki ayrı kalabalıkla kutlar hale geldik.
Yerel yönetimin haritası da ortada. Büyükşehirle aynı çizgide yürüyen iki üç ilçe belediyesi kaldı. Oysa insanı kapısından alıp meydana getiren ilçe belediyeleridir. O bağ kopunca merkezdeki program kendi kendine kalıyor.
Başkan Ahmet Akın sahada olan, insanla temas eden bir siyaset yapıyor. “Balıkesir benim ailem” sözü de bunun parçası. Ama söylemle karşılık arasındaki mesafe bu meydanda açıkça görüldü. Aile dediğiniz, çağırdığınızda gelen insanlardır.
Daha zor bir soru da var: Göçle büyüyen bu kentte kaç kişi kendini hâlâ Balıkesirli hissediyor? Aidiyet kendiliğinden oluşmuyor. Bir günü takvime yazmak onu halkın günü yapmaya yetmiyor. 10.10 önce mahallede, okulda, derneklerde, köy kahvesinde konuşulmalı.
Yürüyüşte göremediğimiz Sayın Valimiz İsmail Ustaoğlu’na da burada sorumluluk düşüyor. Tüm siyasi aktörleri bir ortak akıl masasında buluşturmanın zamanı gelmedi mi?
Siyasetinizi, kavganızı mecliste yapın. Ama bu şehrin ortak paydalarına köstek olmayın. Bu şehir size koltuk kavgası için değil, “Balıkesir” demeniz için yetki verdi. Gelin bu ayıba son verin. Yoksa gelecek yıl da aynı boş meydanı konuşacağız.














