Balıkesir siyasetini yalnızca masa başından, kapalı kapılar ardındaki kulislerden okumaya kalkmak çoğu zaman sahadaki gerçeği ıskalamak demektir. Bu şehrin nabzı Anafartalar Caddesi’ndeki esnafta, Edremit’in zeytinliklerinde, Dursunbey’in köy kahvelerinde atıyor.
CHP’den topluca istifa ederek ilçe belediye başkanlarıyla birlikte YENİ Parti çatısı altında siyaset yapmaya başlayan kadro, tam da bu anlayışla yola çıktı. Ancak bugün il binasının koridorlarında yaşanan hareketlilik, Ankara’da yapılan hesapların Balıkesir’de aynı karşılığı bulup bulmayacağı sorusunu yeniden gündeme taşıyor.
Kurucu İl Başkanı Erden Köybaşı’nın yanında yürüyen ve partinin kuruluş sürecinde sorumluluk üstlenen genç kadronun, Ozan Can Ak öncülüğünde il başkanlığı için adaylık iradesi ortaya koyması, sıradan bir iç çekişmenin ötesinde okunabilir.
Bu ekip, siyasetin yalnızca genel merkez kararları ve teşkilat toplantılarından ibaret olmaması gerektiğini savunuyor. “3D” olarak ifade ettikleri doğum, düğün ve defin anlayışıyla; köyde, mahallede, esnafın yanında ve vatandaşın gündelik hayatında görünür bir teşkilat modeli hedeflediklerini söylüyorlar.
Elbette Erden Köybaşı, Balıkesir siyasetinde deneyimiyle önemli bir aktör. CHP döneminden bu yana biriktirdiği siyasi tecrübe ve yeni parti oluşumundaki rolü yok sayılamaz. Ancak bugün ortaya çıkan tablo, deneyim ile genç kadronun enerjisinin nasıl bir siyasi denge oluşturacağını tartışmaya açıyor.
Özellikle ön seçim sürecinin yaklaşması, bu tartışmayı daha da önemli hale getiriyor. Çünkü sandık geldiğinde yalnızca Ankara’daki hesaplar değil, Balıkesir teşkilatının ve üyelerin tercihleri de belirleyici olacak.
Özetle mesele yalnızca Erden Köybaşı ile Ozan Can Ak arasındaki bir yarış değil. Asıl mesele, YENİ Parti’nin Balıkesir’de nasıl bir teşkilat modeliyle yoluna devam edeceği.
Siyasette tecrübe önemlidir; gençlik ve saha ise o tecrübenin geleceğe nasıl taşınacağını belirler. Şimdi gözler, Balıkesir’de kurulacak sandıkta ve teşkilatın vereceği kararda.














